Ekoabori

İTO’da Yeşil Liste’nin “3. Yol” çıkışı: İstanbul’dan başlayarak Türkiye’ye yayılan bir iş dünyası dayanışması istiyoruz

144 yıllık geçmişi ve 820 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret örgütlerinden biri olan İstanbul Ticaret Odası (İTO), 27 Ekim 2026’da yapılacak seçimlere hazırlanıyor.

VEYSİ POLAT

144 yıllık geçmişi ve 820 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret örgütlerinden biri olan İstanbul Ticaret Odası (İTO), 27 Ekim 2026’da yapılacak seçimlere hazırlanıyor. 80 meslek komitesinde gerçekleştirilecek seçimler öncesinde grupların saha çalışmaları yoğunlaşırken, Yenilikçi Ticaret Grubu da Yeşil Liste ile seçim yarışına hazırlanıyor.

İTO Başkan Adayı İrfan Tutacak, 2022’de başlayan çalışmalarının bugün İstanbul’un 39 ilçesine yayılan bir örgütlenmeye dönüştüğünü belirterek, mevcut yönetim ile değişim iddiasındaki yapıdan ayrı bir hat oluşturduklarını söyledi. Tutacak, bu hattı “3. Yol” olarak tanımladı.

İTO’nun seçim sistemi, düşük katılım, temsil sorunu, mevcut yönetimin işleyişine yönelik eleştiriler ve seçim sonrasına ilişkin hedeflerini Abori’ye anlatan İrfan Tutacak, Yeşil Liste’nin yalnızca bir seçim çalışması olmadığını, İstanbul’dan Türkiye’nin farklı kentlerine uzanacak bir iş dünyası dayanışması hedeflediklerini söyledi.

İTO’DA “3. YOL” NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Tutacak’ın İTO seçimlerine ilişkin hikâyesi 2022’de, bir arkadaşının komite adaylığı nedeniyle seçim sürecini yakından izlemesiyle başladı. O güne kadar İTO’nun büyüklüğünü ve sahip olduğu potansiyeli yeterince tanımadığını belirten Tutacak, seçim günü yaptığı gözlemin kendisi açısından bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Seçim günü yaklaşık 600 bin seçmenin bulunduğu, 81 komiteden oluşan ve 144 yıllık geçmişe sahip bir oda ile karşılaştığını anlatan Tutacak, sandığa giden yaklaşık 47 bin kişinin seçimde belirleyici olduğunu söyledi. Tutacak, bu tabloyu gördükten sonra İTO’nun iş dünyasını daha geniş bir zeminde bir araya getirebilecek bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini düşündüğünü şöyle anlattı:

“Böylesine büyük bir yapıda, küçük bölgelerde yaptığımız çalışmaları İstanbul Ticaret Odası gibi bir odanın nezdinde iş dünyasını bir araya getirerek yürütürsek hem toplumsal hem sosyal anlamda neler yapılabilir? Her üç-beş yılda bir sektör batıyor, zarar ediyor. Nasıl bir iş dayanışması geliştirilebilir? Fikir aslında orada oluştu.”

“SON İKİ YILDA TEMASLARIMIZI ARTIRDIK”

2022’de oluşan bu fikri örgütlü bir yapıya dönüştürmek istediklerini belirten Tutacak, 2024 Kasım’ından itibaren farklı iş dünyası ve sivil toplum yapılarıyla temasları artırdıklarını söyledi. Tutacak, “İstanbul’da STK’ların ve iş dünyasının içinde olduğu 21 kişilik Yenilikçi Ticaret Grubu’nun sekreteryasını oluşturduk. 39 ilçede çok yoğun toplantılar serisi geliştirdikten sonra her ilçede iş dünyasının içerisinde yer alan, her sektörün bulunduğu komisyonlar kurduk” dedi.

Bu örgütlenmenin temelinde yalnızca seçim kazanma hedefinin bulunmadığını vurgulayan Tutacak, İTO seçimlerinden sonra da 80 sektörün sorunlarını takip edecek kurumsal bir yapı oluşturmak istediklerini belirtti.

Bu anlayışın merkezine “3. Yol” kavramını yerleştiren Tutacak, şöyle devam etti: “İstanbul Ticaret Odası’nda yıllardır iki grup var. Biri mevcut yönetimin desteklediği grup, diğeri değişim grubu. Biz İstanbul’da bir iş yapıyorsak önce üçüncü bir grubun, üçüncü bir yolun olması gerektiğine inandık.”

Kendilerine yönelik farklı tanımlamalar yapıldığını söyleyen Tutacak, Yeşil Liste’nin çizgisini şu sözlerle anlattı: “Bize şucu, bucu diyorlar. Biz üçüncü grup olarak artık İstanbul’dan, İstanbul’un aslında Türkiye demek, Avrupa demek, Asya demek olduğunu anlatan bir bilinç yaratmak istiyoruz.”

“İTO’YU BİR BÜTÜN OLARAK EKSİK GÖRÜYORUM”

Tutacak’ın seçim kampanyasındaki en sert başlıklardan biri mevcut İTO yönetimine yönelik eleştirileri oldu. Sorunları tek tek sektörler üzerinden değerlendirmek yerine odanın genel yönetim anlayışına baktığını belirten Tutacak, mevcut yapıyı şöyle eleştirdi. “Tek tek sektörlere girersek çıkamayız. Ben İstanbul Ticaret Odası’nı bir bütün olarak eksik görüyorum.”

İTO’nun 144 yıllık geçmişine ve sahip olduğu ekonomik güce dikkat çeken Tutacak, mevcut yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “144 yıl önce kurulmuş, çok büyük bir gücü olan bir oda. Mevcut anlayışın şahsi, fevri ve dar bir gruba hizmet edebilecek temelde yönetildiğini düşünüyorum.”

Tutacak, Yenilikçi Ticaret Grubu ve Yeşil Liste’nin bu anlayıştan farklı olarak 80 sektörün tamamını masaya yatırmayı hedeflediğini söyledi. Tutacak, “Yenilikçi Ticaret Grubu’nun, Yeşil Liste’nin anlayışı şu: İstanbul iş dünyasında olan herkesle birlikte bütün 80 sektörün sorunlarını analiz etmek, tespit etmek ve önümüze belirli hedefler koymak.”

Seçim çalışmaları kapsamında binlerce toplantı yaptıklarını ve 15 bin kişiyle yüz yüze görüştüklerini belirten Tutacak, bu temaslarda İTO’nun seçimle oluşan bir yapı olduğundan haberdar olmayan iş insanlarıyla karşılaştıklarını söyledi. Tutacak, “İnsanlarımızın çoğu İstanbul Ticaret Odası’nı sanki devlet tarafından memur atanıyormuş gibi düşünüyor. Seçimle geldiğinden haberi olmayan sektör temsilcileri var” dedi.

Tutacak, bu nedenle ilk hedeflerinden birinin İTO’nun yapısını ve seçim sistemini iş dünyasına anlatmak olduğunu söyledi. Mevcut yönetimin bu bilgilendirmeyi yeterince yapmadığını savunan Tutacak, eleştirisini şu sözlerle dile getirdi: “Önce biz bunu anlatacağız. Mevcut yönetim bunu anlatmadığından dolayı şirket sahiplerinin çoğu İTO’nun yapısını bilmiyor. Sebebi de şu: İTO’nun dar bir ekip tarafından yönetilmesinin devam etmesi ve kendilerine muhalif rakiplerin çıkmasını istemiyorlar. Bu şekilde yönetimlerini devam ederek İTO olanaklarından birçok şirketin faydalanmasının önünü kesiyorlar. Önce bunu anlatacağız.”

Bu ifadelerinin ardından Yeşil Liste’nin seçim sonrasındaki çalışma modelini de anlatan Tutacak, her sektörün kendi sorununu ortaya koyacağı bir sistem hedeflediklerini şu sözlerle anlattı: “Daha sonra hangi sektörün hangi sorununun acil olduğunu, hangi sektörün daha fazla risk yaşadığını tespit edeceğiz. O sektörle masaya oturup sorunlarını analiz edeceğiz.”

“820 BİN İNSANIN TAMAMINI SANDIĞA DAHİL ETMEK İSTİYORUZ”

İTO seçimlerinin önemli başlıklarından birini de katılım oluşturuyor. Tutacak, seçim sisteminin düşük katılım nedeniyle temsil açısından sorunlar yarattığını vurguladı. 81 komitenin bulunduğu İTO’da her komitenin ayrı bir seçim yaptığını belirten Tutacak, küçük oy farklarının dahi sonuç üzerinde belirleyici olabildiğini söyledi. Önceki seçimde yaklaşık 47 bin kişinin sandığa gittiğini belirten Tutacak, “820 bin seçmenin yalnızca 47 bini seçime gitmiş. Bu 47 bin firma demek. Ortalama herkesin üç-beş şirketi olduğunu düşündüğümüzde bizim analizlerimize göre 15-17 bin şahıs oy kullanmaya gitmiş” değerlendirmesini yaptı.

Düşük katılımın yıllardır aynı yapıların yönetimde kalmasına zemin hazırladığını belirten Tutacak, seçimlere ilişkin eleştirisini şöyle sürdürdü: “Seçimler oy kullanmama handikabı üzerine kurulmuş gibi. İstanbul esnaf odalarında veya İstanbul Ticaret Odası’nda 30-32 yıl oturup hiçbir şey yapmadan, sektöre hizmet etmeden kalan insanların olmasının nedenlerinden biri de bu.”

Yeşil Liste’nin seçim çalışmalarında bu nedenle üyelerin sandığa ulaşmasını sağlayacak çalışmalara da ağırlık verdiğini belirten Tutacak, firmaları tek tek ziyaret ettiklerini söyledi. 27 Ekim’de sandığa gidecek üyelere çağrısını da doğrudan yapan Tutacak, seçimin iş dünyası açısından önemine dikkat çekti. Tutacak, “İnsanlar bir gününü, yarım gününü feda ederek 820 bin insanın tamamının o gün oy kullanmaya gelmesini sağlamalı” diye konuştu.

İş insanlarının çevresindeki diğer üyeleri de sandığa götürmesini isteyen Tutacak, çağrısını şöyle tamamladı: “Her iş insanı yanında bir-iki kişiyi rica ederek getirsin. İstanbul Ticaret Odası önce kendi üyeleri tarafından sahiplenilsin.”

YEŞİL LİSTE’NİN HEDEFİ: SEKTÖR SORUNLARINDAN FİNANSMANA KADAR MASAYA OTURMAK

Tutacak’ın Yeşil Liste için tarif ettiği modelin merkezinde, İTO’nun sahip olduğu kurumsal gücün sektörlerin sorunlarını çözmek amacıyla kullanılması bulunuyor. “Biz kimseye para dağıtmayacağız. İstanbul Ticaret Odası’nın dağıtılacak bir parası yok” diyen Tutacak, bunun yerine oda gücünü, ilgili kamu kurumları ve finans kuruluşlarıyla doğrudan temas kurmak için kullanacaklarını belirtti. Tutacak, özellikle finansmana erişim konusunda şu ifadeleri kullandı:

“Sektörün Maliye ile sorunu varsa bu gücü kullanarak Maliye Bakanlığı’nda nasıl çözeceğiz? Bankalarla sorunu varsa odanın gücünü kullanarak bankaların genel müdürleri ve merkezleriyle masaya oturacağız.”

Düşük maliyetli finansman ve farklı destek mekanizmalarının iş dünyasına ulaştırılması gerektiğini belirten Tutacak, hedeflerini şöyle açıkladı: “Hem iş dünyamızın parasal gücünü hem de odanın imkânlarını kullanarak iş dünyamıza düşük faizli krediler, dönem dönem hibeler ve çok düşük faizli, iki yıl geri ödemesiz krediler gibi imkânların ulaşmasını sağlayacağız.”

Bu kaynakların belirli gruplara göre dağıtılmaması gerektiğini savunan Tutacak, oda üyelerinin tamamını kapsayan bir yaklaşım hedeflediklerini söyledi: “Bizimle beraber yol yürüyen ya da yürümeyen 820 bin iş dünyasındaki insanın tamamında bu farkındalığı yaratarak acil olan sektörün hizmetine sunacağız.”

Göreve gelmeleri halinde ilk temas noktalarından birinin bankalar ve Maliye Bakanlığı olacağını belirten Tutacak, “İlk yapacağımız şeylerden biri bankalarla ve Maliye Bakanlığı’yla masaya oturmak olacak” dedi.

İstanbul’un kent sorunlarında da İTO’nun daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini belirten Tutacak, özellikle trafik ve zaman kaybına dikkat çekti. İTO’nun yalnızca ticari işlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Tutacak, yerel yönetimler ve merkezi idareyle ortak çalışmalar yapılmasını istedi. Tutacak, “Bunlar belki odanın doğrudan işi değil ama odanın böyle bir gücü var. Yerel yöneticilerle bir araya gelip trafik sorununda nasıl katkı sunabiliriz? Baskı oluşturup bunu nasıl hayata geçirebiliriz?” dedi.

İSTANBUL’DAN TÜRKİYE’YE: ÇANAKKALE’DEN HAKKÂRİ’YE DOSTLUK KÖPRÜSÜ

Tutacak, Yeşil Liste’nin hedefini yalnızca 27 Ekim’deki seçimle sınırlamadı. Seçim sonrasında 80 sektörü temsil edecek daha kurumsal bir yapı oluşturmak istediklerini belirtti. Tutacak, “Seçim bittikten sonra 80 sektörü temsil edebilecek, ilçelerde oluşturduğumuz iş dünyasındaki STK yapılarını bu kez 80 sektörün temsiliyetiyle çok daha kurumsal ve profesyonel bir hale getirmek istiyoruz” dedi.

Bu yapının ekonomik gelişmelere ilişkin düzenli açıklamalar yapmasını, projeler üretmesini ve kamuoyuna öneriler sunmasını hedeflediklerini belirten Tutacak, “Enflasyonla ilgili açıklama yapabilecek, yaşadığımız ekonomik sorunlara ilişkin projeler üretebilecek, bunları basınla paylaşabilecek, öneriler sunabilecek” bir kurumsallaşma çalışmasının devam edeceğini söyledi.

“DİYARBAKIR VE BÖLGE ODALARIYLA DAHA YAKIN İLİŞKİDE OLACAĞIZ”

Bu yapılanmanın İstanbul sınırlarında kalmasını istemediklerini belirten Tutacak, özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki ticaret ve sanayi odalarıyla daha güçlü ilişkiler kuracaklarını ifade etti.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ile temaslarının bulunduğunu belirten Tutacak, DTSO’dan yararlandıkları deneyimlere şöyle dikkat çekti: “Zaman zaman Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya ile diyaloglarımız oluyor. Bu süreçte ciddi anlamda tecrübe kazandık. Teknik olarak bilgisinden, becerisinden ve kadrosundan faydalandık. Zaman zaman danışıyoruz.”

Diyarbakır’a geldiklerinde de istişarelerini sürdürdüklerini belirten Tutacak, bu ilişkinin bölge geneline yayılması gerektiğini söyledi. Tutacak, “Bunu Diyarbakır Odası’yla sınırlı bırakmayıp Doğu ve Güneydoğu bölgemizin tamamına yaymak istiyoruz.”

Yapılarının yüzde 80-85’inin Doğu ve Güneydoğu’dan gelen iş insanlarından oluştuğunu belirten Tutacak, buna rağmen hedeflerinin bölgesel bir yapılanmayla sınırlı olmadığını vurguladı. Tutacak, “Önceliğimiz buradaki ticaret ve sanayi odalarıyla diyalog kurmak ve aslında Türkiye’nin 80 iliyle ilişkiler geliştirmek” dedi. Tutacak, bu yaklaşımı Türkiye’nin farklı bölgelerini birbirine bağlayan bir iş dünyası ağı olarak şöyle tanımladı:

“Biz 1990’lı yıllarda yokluktan İstanbul Ticaret Odası’nı yönetebilecek cesareti kazanan bir yolculuktan geliyoruz. Bu yolculuğu Türkiye’nin bütün odalarıyla ve iş dünyasındaki insanlarla dostane bir ilişkiye dönüştürmek, birlikte hizmet etmek ve birlikte mücadele etmek istiyoruz.”

İş dünyasının bilinçlenmesi gerektiğini de vurgulayan Tutacak, hedeflerini şu sözlerle özetledi: “İstanbul Ticaret Odası’nın, yani İstanbul’un iş dünyasının tamamını katılımcı bir yönetime dahil etmek, onlarla istişareler yapmak istiyoruz. Hedeflerimizin içindeki en büyük başlıklardan biri bu olacak.”

Yeşil Liste’nin “3. Yol” tanımının da bu noktada ortaya çıktığını belirten Tutacak, sözlerini şöyle tamamladı: “Buradan Türkiye’nin bütün illerine uzanarak, tüm iş dünyasıyla ve tüm ticaret ve sanayi odalarıyla bağ kurmak istiyoruz. Çanakkale’den Hakkâri’ye, Van’dan Ege’ye kadar bir dostluk köprüsü kurmak ve bugüne kadar yapılmamış, bambaşka bir ticari iş dünyası anlayışı oluşturmak istiyoruz. Biz bunun adına ‘3. Yol’ diyoruz.”

Tutacak, son olarak İTO üyelerine şu çağrıyı yaptı: “İstanbul’dan başlayarak iş dünyasına başka bir birikim, başka bir birliktelik, başka bir dostluk kazandırabilecek; tüm iş dünyasını bir araya getirebilecek bir güç, bir mantık, bir dostluk ve kardeşlik oluşturalım.”

Ekoabori