Ekoabori

İTO Başkan Adayı İrfan Tutacak: Biz işin ameleliğinden, yokluğundan geldik

İstanbul Ticaret Odası’nın 27 Ekim 2026’da yapılacak seçimlerinde Yenilikçi Ticaret Grubu’nun Yeşil Liste Başkan Adayı olan İrfan Tutacak, adaylık sürecinin arkasındaki hikâyeyi kendi yaşamından yola çıkarak Abori’ye anlattı.

VEYSİ POLAT

İstanbul Ticaret Odası’nın 27 Ekim 2026’da yapılacak seçimlerinde Yenilikçi Ticaret Grubu’nun Yeşil Liste Başkan Adayı olan İrfan Tutacak, adaylık sürecinin arkasındaki hikâyeyi kendi yaşamından yola çıkarak Abori’ye anlattı.

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde başlayan, köyden Malatya, Antalya ve İstanbul’a, inşaatlardan fabrikalara ve tekstil sektörüne uzanan bir yaşam öyküsünün bugün İstanbul iş dünyasının en büyük meslek örgütlerinden birinin yönetimine talip olma noktasına geldiğini belirten Tutacak, “Biz işin ameleliğinden, yokluğundan geldik” dedi.

Tutacak, bu sözün yalnızca kişisel yaşam öyküsünü değil, 820 bin üyesiyle dünyanın en büyük ikinci ticaret odası olan İstanbul Ticaret Odası’na ilişkin yaklaşımının da temelini oluşturduğunu vurguladı. Sektörlerin sorunlarını masa başından değil, “mutfağın içinden” bildiğini kaydeden Tutacak, iş dünyasında daha katılımcı ve çoğulcu bir yapı oluşturmak amacıyla aday olduklarını söyledi.

BİSMİL’DEN BAŞLAYAN, GURBETLE ŞEKİLLENEN BİR HAYAT

1970 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Başköy’de doğan İrfan Tutacak’ın ailesinin köklerinin Silvan’ın Kızılali bölgesindeki Deyika köyüne uzandığını belirtti. Ailesinin 1925 yılında yaşanan olaylar nedeniyle Deyika’dan Silvan’ın Yuva köyüne göç ettirildiğini anlatan Tutacak, doğum kaydının da hâlâ Yuva köyünde olduğunu söyledi. Çocukluk yıllarının köyde geçtiğini aktaran Tutacak, eğitim hayatının da dönemin koşullarından etkilendiğini ifade etti.

1980’li yıllarda bölgede yaşanan gelişmelerin yanı sıra ekonomik koşulların da ailesinin ve çevresinin yaşamını etkilediğini kaydeden Tutacak, 1990’lı yıllarda Malatya, Antalya ve ardından İstanbul’a göç etmek zorunda kaldığını ifade etti. İlk gurbet deneyiminin 14 yaşında Malatya’da başladığını anlatan Tutacak, burada inşaatlarda çalıştığını, daha sonra Antalya’da yine inşaat sektöründe amelelik yaptığını söyledi.

“İNSANİ KOŞULLAR DÜZELTİLMEDEN İŞE GİTMEYECEĞİZ”

Tutacak’ın yaşam öyküsünde Antalya’daki bir otel inşaatında yaşadığı olay da önemli bir yer tuttu. 1987 yılında, henüz 17 yaşındayken ağır çalışma koşullarına karşı arkadaşlarıyla birlikte iş bırakma eylemi gerçekleştirdiklerini anlatan Tutacak, sabahları yanık çorba ve bayat ekmekle işe başladıklarını, akşamları ise otelin yetiştirilmesi için uzun saatler çalıştıklarını söyledi.

Kendileriyle ilgilenilmediğini düşündükleri bir dönemde arkadaşlarıyla birlikte, “Bu akşam arabalara binmeyeceğiz, pansiyonlara yürüyerek gideceğiz. Sabah da işe gelmeyeceğiz. İnsani koşullar düzeltilmeden bu işe gitmeyeceğiz” dediklerini aktardı. Tutacak, ertesi gün işe çıkmamaları üzerine çalışma koşullarının değiştiğini söyledi. Tutacak, bu olayı anlatırken mücadelesinin temelindeki anlayışı şu sözlerle özetledi: “İnsan bilinç sahibi olduktan ya da insanlar bir araya geldikten sonra bizim amacımız yakıp yıkmak değildi. Amacımız insani koşulların düzeltilmesiydi.”

Bu deneyimin hayatının ilerleyen dönemlerindeki örgütlenme anlayışını da şekillendirdiğini belirten Tutacak, köyden başlayarak yaşamının farklı dönemlerinde karşılaştığı sorunların kendisinde mücadele ve dayanışma bilincini geliştirdiğini söyledi.

İNŞAAT, TEKSTİL VE ÖRGÜTLENME

19 yaşında İstanbul’a gelen Tutacak, ilk yıllarında fabrikalarda çalıştıktan sonra çayhane işletmeciliğine yöneldiğini anlattı. 13 kardeş olduklarını belirten Tutacak, zaman içerisinde kardeşlerinin de İstanbul’a gelmesiyle birlikte ailece ticari hayatın içinde yer aldıklarını söyledi.

2002 yılında tekstil sektörüne girdiklerini ve yaklaşık 120 kişiyi istihdam ettiklerini aktaran Tutacak, İstanbul’da sürdürdükleri tekstil faaliyetinin bir bölümünü daha sonra Diyarbakır’a taşıdıklarını belirtti. Bismil yolu üzerinde yedi dönümlük alanda yaklaşık 120 kişinin çalışabileceği bir fason üretim tesisi kurduklarını, ancak daha sonra işletmeyi kapattıklarını ifade etti. 2008 yılında inşaat sektörüne girdiklerini belirten Tutacak, İstanbul’daki birikimleriyle kat karşılığı yap-sat işine başladıklarını anlattı. Tekstil şirketlerinin Diyar Tekstil, inşaat şirketlerinin ise Gİ Yapı olduğunu söyledi.

İnşaat sektörüne girdikten sonra daha doğru ve nitelikli işler yapmaya özen gösterdiklerini vurgulayan Tutacak, özellikle İstanbul’da deprem bilincinin gelişmiş olması nedeniyle yapı üretiminde daha dikkatli davrandıklarını ifade etti. Ticari hayatında karşılaştığı sorunların zamanla kendisini örgütlenmeye yönelttiğini belirten Tutacak, bireysel olarak çözülemeyen sorunlar karşısında iş insanlarının bir araya gelmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi. Bu süreçte Eyüp Müteahhitler Derneği’ne katıldığını anlatan Tutacak, derneğin yönetiminde görev aldıktan sonra başkan olduğunu ve daha profesyonel bir yapıya dönüştürmek amacıyla derneğin ismini İstanbul Müteahhit ve İş İnsanları Derneği (İMİDER) olarak değiştirdiğini aktardı.

“İTO’DA ÜÇÜNCÜ BİR YOL OLUŞTURMAK İSTEDİK”

Tutacak, İTO başkan adaylığına uzanan sürecinin 2022 yılında şekillendiğini söyledi. Yıllarca İTO üyesi olmasına rağmen odanın yapısını ve sahip olduğu potansiyeli yeterince tanımadığını belirten Tutacak, bir arkadaşının komite adaylığı nedeniyle seçim sürecini yakından takip ettiğini ve burada İTO’nun büyüklüğünü fark ettiğini anlattı.

Bu deneyimin ardından İstanbul Ticaret Odası’nın yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir kurum olmaması, iş dünyasının farklı sektörlerini bir araya getiren daha etkin bir yapıya dönüşmesi gerektiği düşüncesine ulaştığını ifade eden Tutacak, 2022’den itibaren bu yönde örgütlenme çalışmalarına başladıklarını söyledi. 2024 yılının sonlarında farklı sivil toplum yapıları ve iş insanlarıyla temasların yoğunlaştığını, zaman içerisinde bu çalışmaların Yenilikçi Ticaret Grubu adı altında örgütlendiğini belirtti.

39 ilçede toplantılar gerçekleştirdiklerini, farklı sektörlerden iş insanlarının yer aldığı komisyonlar oluşturduklarını ve bu yapının zaman içerisinde büyüdüğünü aktaran Tutacak, adaylıklarının yalnızca bir seçim çalışması olmadığını söyledi. Tutacak, adaylıklarının temelindeki yaklaşımı ise “üçüncü yol” ifadesiyle tanımladı. İTO’daki mevcut yönetim ve değişim iddiasındaki yapıdan ayrı olarak, farklı sektörlerin ve farklı kesimlerin bir araya gelebileceği yeni bir anlayış oluşturmak istediklerini belirtti. “Bize şucu, bucu diyorlar; biz üçüncü bir yoluz” diyen Tutacak, amaçlarının kimlikler üzerinden değil, çoğulcu bir iş dünyası anlayışı üzerinden hareket etmek olduğunu vurguladı.

“İTO’NUN GÜCÜ SEKTÖRLERİN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN KULLANILMALI”

Tutacak’a göre adaylığın temel gerekçelerinden birini de İTO’nun sahip olduğu ekonomik ve kurumsal gücün sektörlerin sorunlarının çözümünde daha etkin kullanılması oluşturdu. Kendisinin ve birlikte yol yürüdüğü iş insanlarının sektörlerin en alt kademelerinden geldiğini vurgulayan Tutacak, tekstil, inşaat ve diğer alanlarda yaşanan sorunları doğrudan deneyimlediklerini söyledi.

İTO’nun 80 sektörü temsil eden büyük bir yapı olduğunu belirten Tutacak, her sektörün kendi sorunlarını tespit ettiği, bunları kurumsal olarak ortaya koyduğu ve çözüm için ilgili kamu kurumları ve finans kuruluşlarıyla doğrudan temas kurduğu bir anlayış hedeflediklerini anlattı. “Biz işin ameleliğinden, yokluğundan geldik” sözünü bu noktada yeniden öne çıkaran Tutacak, bulaşıkhanelerde, inşaatlarda ve farklı işlerde çalıştıklarını belirterek hem emekçinin hem de iş insanının sorunlarını bildiklerini ifade etti.

Adaylıklarının arkasındaki temel motivasyonun yalnızca İTO yönetimini değiştirmek olmadığını belirten Tutacak, İstanbul’da oluşturdukları birikimi daha geniş bir iş dünyası dayanışmasına dönüştürmek istediklerini söyledi. İTO başkanlığına adaylığını uzun yıllara yayılan örgütlenme ve dayanışma deneyiminin kurumsal bir zemine taşınması olarak tanımlayan Tutacak, Bismil’deki köy hayatından Antalya’daki inşaatlara, İstanbul’daki fabrikalardan tekstil atölyelerine ve müteahhitlikten sivil toplum örgütlenmesine uzanan bir yolculuğun ardından İTO başkanlığına talip olduğunu vurguladı.

Tutacak, adaylık sürecini özetleyen sözünü ise şöyle yineledi:

“Biz işin ameleliğinden, yokluğundan geldik.”

Ekoabori