VEYSİ POLAT
Batman Ticaret ve Sanayi Odası (BATSO) Başkan adayı iş insanı Ferdi Kurt, kent ekonomisinin mevcut yapısını, tekstilde yaşanan dönüşüm ihtiyacını, petrolün kent ekonomisine etkisini, yatırım ve ihracat sorunlarını ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıları Abori’ye değerlendirdi. Yaklaşık 25 yıllık ticaret deneyiminden hareketle Batman’ın üretim kapasitesinin çeşitlendirilmesi, katma değerli üretimin artırılması ve kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Kurt, “Üreten ve markalaşan bir Batman oluşturmalıyız” mesajı verdi.
2026 yılının ekim-kasım döneminde yapılması planlanan BATSO seçimlerinde yaklaşık 11 komitede 33 meclis üyesi için seçim yapılacak, ardından dört yıllık yeni yönetim şekillenecek. Seçimin yalnızca oda yönetiminin belirlenmesinden ibaret olmadığını söyleyen Kurt, Batman’ın ekonomik geleceğinin de seçim sürecinde tartışılması gerektiğini ifade etti.
“BATMAN’IN ÜRETİM ALANLARINI ÇEŞİTLENDİRMEMİZ GEREKİYOR”
Batman’ın önemli bir ekonomik potansiyele sahip olmasına rağmen tüketim ağırlıklı bir yapıya sahip olduğunu belirten Kurt, kentteki üretimin sınırlı kalmasının yatırım çekme konusunda da sorun oluşturduğunu kaydetti. Batman’da yaklaşık 80 bin kişinin çalıştığını, bunun önemli bir bölümünün tekstil sektöründe istihdam edildiğini aktaran Kurt, mevcut OSB’nin yanı sıra yeni organize sanayi bölgelerinin de gündeme alınması gerektiğini söyledi.
Üretimin tek bir sektöre bağımlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Kurt, “Batman’ın üretim alanlarını çeşitlendirmemiz gerekiyor. Tekstilin yanında farklı sektörlerde de üretim kapasitemizi artırmalıyız. Kentin sahip olduğu potansiyeli daha geniş bir ekonomik yapıya dönüştürmemiz gerekiyor” dedi.
“TEKSTİLDE FASON ÜRETİMİN ÖTESİNE GEÇMELİYİZ”
Tekstil sektörünün artan maliyetler ve yüksek enflasyon nedeniyle baskı altında olduğunu belirten Kurt, Batman’ın fason üretimde önemli bir deneyim kazandığını ancak mevcut modelin uzun vadede yeterli olmayacağını ifade etti.
Türkiye’de işçilik maliyetlerinin Mısır ve Bangladeş gibi ülkelerle rekabeti zorlaştırdığını kaydeden Kurt, rekabetin yalnızca düşük işçilik maliyetleri üzerinden yürütülemeyeceğini söyledi. Ortadoğu’daki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan lojistik sorunların bazı üretimlerin yeniden Türkiye’ye yönelmesine yol açtığını belirten Kurt, bunun geçici bir avantaj olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.
Batman’ın kendi ürünlerini ve markalarını oluşturması gerektiğini vurgulayan Kurt, “Biz sadece başkasının markası için üretim yapan bir şehir olmak istemiyoruz. Kendi ürünümüzü, kendi markamızı oluşturmalıyız. Tekstil sektöründe fason üretimin ötesine geçmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Tekstil firmalarıyla üç ayrı toplantı yaptıklarını anlatan Kurt, basit bir tişört örneği üzerinden bile Batman’ın markalaşma konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
“BATMAN BAĞIMSIZ BİR TEKSTİL OSB’SİNİ HAK EDİYOR”
Batman’ın tekstil sektöründeki birikiminin bağımsız ve uzmanlaşmış bir tekstil OSB’siyle güçlendirilebileceğini ifade eden Kurt, genç nüfusun yalnızca düşük maliyetli fason üretimde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Batman’ın 6. Bölge teşviklerinden yararlandığını hatırlatan Kurt, bu avantajların daha planlı kullanılmasının kenti tekstil üretiminde önemli bir merkez haline getirebileceğini belirtti. Kurt, “Batman bağımsız bir tekstil OSB’sini hak ediyor. Buradaki genç nüfusu daha nitelikli üretime yönlendirmeliyiz. Teşvik avantajlarımızı kullanarak tekstilde üretimden markalaşmaya uzanan yeni bir yapı oluşturabiliriz” dedi.
“PETROL ÇIKIYOR AMA YAN SANAYİSİNİ YETERİNCE GELİŞTİREMİYORUZ”
Batman’ın petrol kenti olarak anıldığını ancak petrolün çevresinde güçlü bir yan sanayi yapısının yeterince oluşmadığını dile getiren Kurt, çıkarılan ham petrolün kent dışına gönderildiğini, işlendikten sonra yeniden bölgeye döndüğünü belirtti.
Batman’ın sahip olduğu hammaddeden daha fazla katma değer elde etmesi gerektiğini vurgulayan Kurt, üniversiteler ve teknokentle birlikte petrol yan sanayisinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılabileceğini söyledi. Gaziantep örneğine dikkat çeken Kurt, “Bizim de Batman’da hammaddemizi burada işleyebileceğimiz, yan sanayimizi geliştirebileceğimiz bir yapı kurmamız gerekiyor. Petrol çıkıyor ama bundan oluşabilecek sanayi zincirini yeterince geliştiremiyoruz” diye konuştu.
“TİCARET VE SANAYİ ODASI İŞİN MERKEZİNDE OLMALI”
BATSO’nun yalnızca belge düzenleyen bir kurum olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kurt, odanın yatırım, üretim ve ihracat süreçlerinde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
BATSO, teknokent, üniversite, OSB ve sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü bir koordinasyon kurulmasını isteyen Kurt, oda temsilinin bazı kurumların yönetim yapılarında yeterince güçlü olmadığını savundu. Bu kurumsal boşluğu kapatmayı hedeflediklerini belirten Kurt, “Bizim anlayışımızda Ticaret ve Sanayi Odası kentteki tüm kurumlarla ortak çalışan bir merkez olacak” dedi.
“BATMAN’IN BAĞIMSIZ BİR İHRACAT OFİSİNE İHTİYACI VAR”
Batman’ın ihracat kapasitesinin artırılması için kentte bağımsız bir ihracat ofisi kurulması gerektiğini söyleyen Kurt, ihracat yapan firmaların dış pazarlara ulaşmasını kolaylaştıracak bir yapıya ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Daha önce Batman’ın Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği yönetiminde temsil edilmesi konusunda çalışma yürüttüklerini anlatan Kurt, bundan sonraki süreçte de ihracat kurumlarıyla daha güçlü işbirliği hedeflediklerini belirtti. Kurt, “Batman’ın ihracatını sadece firmaların kendi çabalarına bırakmamalıyız. Oda olarak firmalarımıza pazar bulma, bağlantı kurma ve ihracat süreçlerinde destek olacak bir yapı oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.
“FİNANSMANA ERİŞİMDE ŞİRKETLERİN YAPISI DA ÖNEMLİ”
Finansmana erişim konusunda yaşanan sorunların yalnızca bankaların kredi politikalarıyla açıklanamayacağını belirten Kurt, şirketlerin mali yapısının, teminat durumunun ve muhasebe kayıtlarının da kredi süreçlerinde önemli olduğunu söyledi.
BATSO bünyesinde uzman bir ekip oluşturulmasını öneren Kurt, bu ekibin firmaları yerinde ziyaret ederek finansman, ihracat ve üretim konularında yol göstermesi gerektiğini ifade etti. Kurt, “Bir şirketin finansmana ulaşabilmesi için sadece bankayı suçlamak yeterli değil. Şirketin de mali yapısını doğru oluşturması gerekiyor. Oda olarak firmalarımıza bu konularda rehberlik etmeliyiz” dedi.
“HASANKEYF’İ BATMAN EKONOMİSİYLE BULUŞTURMALIYIZ”
Batman ekonomisinin yalnızca sanayi ve ticaret üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurt, turizm ve gastronominin de kentin ekonomik yapısının önemli unsurları olduğunu söyledi. Batman’ın zengin mutfak kültürüne rağmen coğrafi işaretli ürün sayısının artırılması gerektiğini kaydeden Kurt, özellikle kadınların gastronomi alanındaki üretimlerinin desteklenebileceğini ifade etti.
Hasankeyf’e gelen ziyaretçilerin önemli bölümünün günübirlik ziyaret yaptığını belirten Kurt, bu ziyaretçilerin Batman’da daha fazla zaman geçirmesini ve kent ekonomisine daha fazla katkı sunmasını hedeflediklerini dile getirdi. Kurt, “Hasankeyf’i sadece ziyaret edilen bir tarihi alan olarak görmemeliyiz. Hasankeyf’i Batman ekonomisiyle buluşturmalı, turizmden konaklamaya, gastronomiden alışverişe kadar kentte daha fazla ekonomik hareketlilik oluşturmalıyız” diye konuştu.
“SAĞLIK TURİZMİNDE KAYBETTİĞİMİZ PAZARI YENİDEN KAZANMALIYIZ”
Batman’ın geçmişte sağlık turizmi açısından özellikle Kuzey Irak’tan önemli bir hasta hareketliliğine sahip olduğunu belirten Kurt, özel hastanelerin bu pazardan yararlandığını ancak zaman içerisinde bu hareketliliğin azaldığını söyledi.
Süleymaniye, Zaho ve Erbil’de çalışmalar yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kurt, bu kentlerde temsilcilikler ve bağlantılar kurulmasının yanı sıra özel hastaneler ile Kürdistan Bölgesi’ndeki ticaret ve meslek kuruluşları arasında işbirliği geliştirilmesini önerdi.
Sağlık turizminin Batman için yeniden değerlendirilebilecek alanlardan biri olduğunu belirten Kurt, “Kaybettiğimiz sağlık turizmi pazarını yeniden kazanmak için sahaya çıkmamız gerekiyor. Hastanelerimizle, sağlık kuruluşlarımızla ve bölgedeki ticaret kurumlarıyla birlikte çalışarak yeni bağlantılar kurabiliriz” dedi.
“DİYARBAKIR’LA BAŞLAYARAK BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ KURACAĞIZ”
Batman’ın ekonomik gelişiminin çevre illerden bağımsız düşünülemeyeceğini kaydeden Kurt, bölgedeki ticaret ve sanayi odalarıyla ortak çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Bu işbirliğine Diyarbakır’dan başlamayı planladıklarını belirten Kurt, daha sonra diğer bölge illerinin de sürece dahil edilmesini hedeflediklerini aktardı. Kurt, “BATSO’nun sorumluluğu sadece üyelerinin işlemlerini yapmakla sınırlı kalmamalı. Bölgenin ekonomik yapısına da katkı sunmalıyız. Diyarbakır’la başlayarak çevre illerle ortak projeler geliştirmek istiyoruz” diye konuştu.
“GENÇLERE SABIR VE YENİ FİKİRLER KAZANDIRMALIYIZ”
Gençlerin Batman ekonomisinin geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kurt, girişimcilik ve dijital ticaret alanlarının gençler açısından yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti.
İşsizlik ve ekonomik baskıların gençlerde kısa sürede yüksek kazanç elde etme arzusunu artırabildiğini söyleyen Kurt, ekonomik başarı için sabır, emek ve sürekliliğin önemine dikkat çekti.
“DOĞRU YATIRIMCIYI BATMAN’A ÇEKMELİYİZ”
BATSO’nun Batman’ın yatırım potansiyelini daha güçlü biçimde tanıtması gerektiğini ifade eden Kurt, kentin ihtiyaçlarına ve üretim kapasitesine uygun yatırımcıların Batman’a kazandırılmasının önemli olduğunu söyledi.
Petrol ve tekstil sektörlerinden elde edilen katma değerin önemli bölümünün kent dışında oluştuğuna dikkat çeken Kurt, yeni yatırımlarla bu ekonomik zincirin Batman’da daha fazla tutulabileceğini belirtti. Batman’da yatırım yapılabilecek güven ortamının bulunduğunu söyleyen Kurt, “Bizim görevimiz doğru yatırımcıyı Batman’a getirmek. Bunun için kentin ekonomik potansiyelini anlatmalı, yatırımcıya gerekli desteği sağlamalı ve kurumlar arasında koordinasyonu güçlendirmeliyiz” diye konuştu.
“PROJELERİMİZİ YAKLAŞIK ÜÇ AYDA HAZIRLADIK”
Seçim çalışmalarını yalnızca ziyaret ve tanıtım üzerinden yürütmek yerine projeler üzerine kurduklarını belirten Kurt, yaklaşık üç aylık çalışma sonucunda Batman’ın sorunlarını ve çözüm önerilerini bir araya getirdiklerini söyledi.
Hazırladıkları katalogda farklı sektörlere ilişkin projelere yer verdiklerini aktaran Kurt, “Yaklaşık üç ay boyunca Batman’ın ihtiyaçlarını, eksikliklerini ve yapılabilecek çalışmaları değerlendirdik. Ortaya uygulanabilir projeler koymaya çalıştık. Bizim için seçim sadece yönetim değişikliği meselesi değil, Batman’ın ekonomik geleceğiyle ilgili bir çalışma süreci” dedi.
“BATMAN’IN TAMAMINI TEMSİL ETMEK İSTİYORUZ”
Seçim çalışmalarında ilçe, akrabalık veya dar çevre ilişkileri yerine ortak Batman kimliğini merkeze aldıklarını belirten Kurt, kentteki tüm sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve ekonomik aktörlerle birlikte çalışmak istediklerini söyledi. Projelerin bir bölümünün doğrudan BATSO tarafından hayata geçirilebileceğini, bazı projelerin ise farklı kurumların işbirliğini gerektirdiğini kaydeden Kurt, kampanya kapsamında kent merkezi ve ilçelerde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Batman dışında yaşayan insanların da kendilerini çoğunlukla Batmanlı olarak tanımladığını dile getiren Kurt, BATSO’nun kentin ortak ekonomik platformu olması gerektiğini belirtti. Kurt, “Biz Batman’ın tamamını temsil etmek istiyoruz. Üyelerimiz projelerimize baksın, değerlendirsin, kendileri karar versin. Bizim merkezimiz Batman olsun istiyoruz. Hepimiz Batman için çalışacağız, Batman için üreteceğiz” dedi.
