VEYSİ POLAT
Maraş merkezli depremde Diyarbakır’da çöken bir binanın enkazından cansız bedeni çıkarılan sanatçı Zilan Tigris anısına daha önce hayat hikayesini anlattığı Abori Dergisi’nde yayınlanan hayat hikayesini olduğu gibi yayınlıyoruz…
Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğinden habersiz yıllarca kendisini Kürt olarak bildi. Oysa evde Türkçe dışında hiçbir dil konuşulmuyor, Şakiro, Ayşe Şan ve Karapetê Xaço’nun stranları yankılanıyordu hep… 18’ine geldiğinde Kürtçe’yi öğrendi, 40’ında ise Ermeni olduğunu… Bugüne dek binlerce öğrenci yetiştiren bağlama ustası ve ses sanatçısı Zilan, gerçek ismiyle Dilek Küçüker, hayat hikayesini Abori’ye anlattı.
İlk albümünü 1992 yılında öldürülen HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın anısına “İro” ismiyle çıkaran Zilan, 1989’da işe başladığı Diyarbakır Belediyesi’nde ilk Halk Müziği Korosu’nu kurdu. 5 yıl sonra belediye Refah Partisi’ne geçince 70 kişilik çocuk korosu lağvedildi ancak 13 kişiyle kaldığı yerden devam etti. Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu olan Zilan, sonrasını şöyle anlatıyor:

DİYARBAKIR’IN İLK ÇOCUK KORUSU
“1999’da DEHAP yerel yönetimde iktidara gelince çocuk korosunu yeniden oluşturdum. 40 kişilik ekiple uzun yıllar çalıştık. 2002’de Sezen Aksu’nun ‘Türkiye Şarkıları’ projeleri için turneye çıktık. Antalya Aspendos, İzmir Efes, İstanbul Harbiye ve Brüksel’de sahne aldık. Sadece Kürtçe şarkılar söylendi. 1992 yılında ‘İro’ ismiyle albümüm çıktı. İkincisi 1998’de ‘Edlê’ ismiyle çıktı. 2004’te Ferhat Göçer’le ‘Anadolu Aryaları’ isimli projede yer aldım. Ermenice, Rumca ve Kürtçe şarkılar seslendirdim.”

“KIRGINIM, ÖTEKİLEŞTİRİLMEK KÖTÜ…”
“Aradan 17 yıl geçmesine rağmen neden 3’ncü albüm çıkarmadınız?” sorumuzu şöyle yanıtlıyor Zilan:
“Kendi insanınız tarafından ötekileştirilmek kötü bir duygu. Kırgınım. 26 yıl boyunca bu memleketi terk etmedim. Çalıştım ve ürettim. Ancak organizasyonlarda belli başlı isimler hep görevlendirildi. Bu noktada Kürt kurumlarına büyük görevler düşüyor. Bu benim sitemimdir.”
Yıllar sonra anne ve baba tarafının Ermeni olduğunu öğrendikten sonra Ermeni şarkılar söylemeye başladığını ifade eden Zilan, şöyle devam ediyor:
“Daha çok Ermenice ve Süryanice eserler okuyorum. Şu an elimde bir albüm var. On Dil Bir Nefes. Şu an demosu hazır. Ekonomik sıkıntı var, bunu aşar aşmaz albümü çıkarmak istiyorum. Hrant Dink Vakfı adına olabilir. Herhangi bir Kürt kurumu adına da olabilir. Ermenice, Süryanice, Yahudice, Sefaratça, Kürtçe, Rumca, kısacası etnik arındırmaya maruz kalan halkların dilinden oluşan bir albüm olacak. Ayrıca Diyarbakır’a yerleşen Şengal kampına gitmiştik. Orada kampta kalan çocukların, şarkılarını kaydettik. Bunları ‘Stranên Zarokan’ isimli kitapta topladık.”
“HEDEFİM 100 KİŞİLİK ORKESTRA KURMAK”
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Çocuk Şube’de görev yapan Zilan, burada 9-15 yaş gruplarındaki 45 çocuğa bağlama dersi veriyor. Müzik piyasasında alaylı yetişen Zilan, “Bugüne kadar binlerce kişiye bağlama öğrettim. 100 kişilik bir orkestra kurmak istiyorum. Farkındalık yaratmaya çalışacağız. Sokak orkestrası olacak bu. Herhangi bir semtte ansızın trafiği kapatıp, herhangi bir olayın farkına varılması için farkındalık yaratacağız” diyor.
Nisan 2015 / Abori
