Ekoabori

Ölüm var ölüm…

VEYSİ POLAT

İnsanın en çok unuttuğu, en çok da kendine yakıştırmadığı gerçek.

Herkes için kaçınılmaz ama kimse içi…

VEYSİ POLAT

İnsanın en çok unuttuğu, en çok da kendine yakıştırmadığı gerçek.

Herkes için kaçınılmaz ama kimse için yakın değilmiş gibi yaşanan o hakikat.

Günlük telaşların içinde, kırgınlıkların gölgesinde, ertelenmiş cümlelerin ardında sessizce bekliyor.

Ve biz, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz.

Kırıyoruz.

Susuyoruz.

Uzaklaşıyoruz.

“Sonra konuşuruz” diyoruz.

“Bir gün giderim” diye avutuyoruz kendimizi.

Ama o “bir gün” çoğu zaman gelmiyor.

Çünkü ölüm beklemiyor.

Kapıyı çalmıyor.

Habersiz geliyor.

Geriye yarım kalanlar kalıyor.

Söylenmemiş sözler, tutulmamış eller, ertelenmiş vedalar…

En çok da “keşke”ler büyüyor insanın içinde.

Keşke daha az kırsaydım.

Keşke daha çok sevseydim.

Keşke bir kez daha sarılsaydım.

Ama ölüm, “keşke” kabul etmiyor.

Bir insanı alıp götürürken sadece bedenini götürmüyor.

Onunla birlikte bir ses tonu, bir bakış, bir alışkanlık da gidiyor.

Bir evin içindeki sessizlik değişiyor.

Bir sandalye boş kalıyor.

Telefon rehberindeki bir isim, artık aranamayan bir hatıraya dönüşüyor.

Ve insan o zaman anlıyor:

Hayat, ertelenecek kadar uzun değil.

Sevgi, saklanacak kadar bol değil.

Zaman, harcanacak kadar değersiz hiç değil.

Ama bu fark ediş çoğu zaman geç geliyor.

Mezarlıklara bakın…

Makam, şöhret, ne varsa hepsini bırakıp geldiler mezarlığa.

Dün adları anons edilenler, bugün bir taşın arkasında sessiz.

Ne bir alkış var ne bir kalabalık.

Ne bir güç gösterisi ne de bir ayrıcalık.

Hepsi aynı ahenk ve sükûnet içinde uyuyor.

Uyudun ve uyanamadın…

Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında…

Bir an vardı, bir hayat vardı ve bir anda bitti.

İşte o kadar.

Bir ömür boyu kurulan saltanatın özeti, bir musalla taşına sığıyor.

Taht misali uzandığın o taşta, herkes eşit.

Ne unvanın konuşuyor, ne gücün, ne biriktirdiklerin.

Bir namazlık saltanat!

Sonrası sessizlik.

Ölüm var ölüm…

Ama bu sadece bir son değil.

Aynı zamanda insanlığa indirilen sert bir tokat.

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlara, kırmayı alışkanlık haline getirenlere, sevgiyi erteleyenlere bir uyarı.

Hala nefes alıyorsan geç değil…

Ekoabori