VEYSİ POLAT
Diyarbakır, değerlerle yoğrulmuş bir kenttir.
Her sokağında bir hatıra, her meydanında bir mücadele hikayesi vardır.
Bu kentin hafızasında bedeller, direnişler, tartışmalar ve ortaklaşmalar yan yana durur.
Bir zamanlar farklı düşünceler aynı masa etrafında buluşurdu.
Sözün kıymeti vardı.
İtiraz eden konuşur, ikna olan destek verir, değerler yol gösterirdi.
Herkesin aynı düşünmesi beklenmezdi; ancak değerler etrafında buluşma iradesi güçlüydü.
Bugün başka bir iklim hissediliyor.
Kendi talebini merkeze koyanlar, beklentilerini siyasetin ana ekseni haline getirenler, toplumsal değerleri kişisel hedeflerle aynı çizgide buluşturuyor.
Böyle zamanlarda tartışma kültürü zayıflıyor, tahammül alanı daralıyor, değerler geri planda kalıyor.
Dahası, yıllarca Kürt meselesinde emek vermiş, ağır bedeller taşımış bazı çevrelerin bu sürecin parçası haline gelmesi dikkat çekiyor.
Oysa Diyarbakır’ın siyasi hafızası kişileri aşan bir derinliğe sahip.
Bu hafıza; makamların, unvanların ve dönemsel hesapların çok ötesinde bir yerde duruyor.
Kentin ihtiyacı açık.
Daha fazla dayanışma.
Daha güçlü bir ortak zemin.
Daha geniş bir diyalog alanı.
Çünkü Diyarbakır’ın yükü ağırdır.
Bu yük ancak omuz omuza verildiğinde taşınabilir.
Bazı davranışlar hafızada yer eder.
Bazı sözler uzun yıllar boyunca hatırlanır.
Bir toplantıda tarafıma yönelen omuz hareketi de bu hafızanın bir köşesinde duruyor.
Siyasette ağırlık fikirle kurulur.
İz bırakanlar sözleriyle yol açar.
Omuzlarla alan açmaya çalışanlar ise çoğu zaman yürüdükleri yolun yönünü kaybeder.
Ancak asıl mesele bir anın kendisinden çok, o davranışı besleyen siyasal anlayıştır.
Bu kentte emekle oluşturulmuş her kurum, her değer ve her kazanım bir kale hassasiyetiyle korunmalıdır.
Şahısların gelip geçtiği, kurumların ise toplumsal hafızayı taşıdığı gerçeği her dönem yeniden hatırlanmalıdır.
Öncelik her zaman konuşmak, anlatmak ve ikna etmektir.
Buna rağmen kişisel hesaplarını toplumsal çıkarların önüne koyanlar çıktığında söz sırası halkın hafızasına geçer.
Tarih, ortak değerlere güç verenleri de kaydeder; ortak birikimi kişisel hırsların gölgesine bırakanları da.
Diyarbakır’ın pusulası bellidir.
Bu pusula halkı gösterir.
Bu pusula ortak mücadeleyi gösterir.
Bu pusula dayanışmayı gösterir.
Bu pusula değerleri gösterir
Kıblesini halktan, hakikatten ve ortak değerlerden yana kuranlar bu kentin hafızasında yerini alır.
Kıblesini kişisel hesaplara çevirenler için ise tarih her zaman aynı son durağı gösterir.
