
VEYSİ POLAT Gaziantep, Mersin Limanı’na 2 saat 15 dakikada ulaşacak. Rakam net. Yatırım net. Takvim net: 2028. 361 kilometrelik hat 312,5 kilometreye düşüyor. 6 saat 23 dakikalık yol 2 saat 15 dakikaya iniyor. Saatte 200 kilometre hız. Yıllık 37,1 milyon ton yük. Bu yalnızca bir ulaşım projesi değil. Bu, ekonomik güç transferidir. Peki ya Diyarbakır? […]
VEYSİ POLAT
Gaziantep, Mersin Limanı’na 2 saat 15 dakikada ulaşacak.
Rakam net.
Yatırım net.
Takvim net: 2028.
361 kilometrelik hat 312,5 kilometreye düşüyor.
6 saat 23 dakikalık yol 2 saat 15 dakikaya iniyor.
Saatte 200 kilometre hız.
Yıllık 37,1 milyon ton yük.
Bu yalnızca bir ulaşım projesi değil. Bu, ekonomik güç transferidir.
Peki ya Diyarbakır?
Yıllardır aynı soruyu soruyoruz:
Hızlı tren neden burada bitmiyor?
Otoyol neden bu kente uğramıyor?
Lojistik koridor neden Gaziantep’te duruyor?
Mesele sadece tren değil.
Mesele rekabet.
Gaziantep sanayicisi limana iki saatte ulaşacak.
Ürünü daha hızlı, daha ucuz, daha güvenli şekilde sevk edecek.
Aynı pazara girecek iki kentten biri avantajlı başlayacak.
Diğeri daha yola çıkmadan geride kalacak.
Diyarbakırlı sanayici bunu açık açık söylüyor:
“Biz üretmekten kaçmıyoruz. Ama limana ulaşım maliyetiyle baş edemiyoruz. Aynı ürünü daha pahalıya gönderiyoruz. Bu eşit bir rekabet değil.”
Haklılar.
Çünkü ulaşım yatırımı sadece asfalt ya da ray değildir.
Ulaşım yatırımı, yatırımın yönünü belirler.
Sermayenin akacağı adresi belirler.
İstihdamın kaderini belirler.
Bugün Gaziantep limana entegre ediliyor.
Bu çok kıymetli.
Kimse buna itiraz etmiyor.
Bölge kazansın, ülke kazansın.
Ama sorumuz şu:
Bölge dediğimiz yer nerede bitiyor?
Diyarbakır 2 milyona yaklaşan nüfusuyla, geniş Organize Sanayi Bölgesi’yle, tekstilden gıdaya, mermerden makineye uzanan üretim kapasitesiyle bu koridorun dışında mı kalacak?
Yıllardır sözü verilen otoyol nerede?
Yıllardır konuşulan hızlı tren hattı nerede?
Mersin Limanı Diyarbakır için neden hâlâ “uzak”?
Bu kent sadece tüketen değil, üreten bir kent olmak istiyor.
Ama altyapı olmadan üretim gücü tek başına yetmiyor.
Lojistik dezavantaj, yatırım kararlarını sessizce başka illere kaydırıyor.
Bu bir serzeniş değil.
Bu bir kalkınma meselesi.
Gaziantep limana 2 saat 15 dakikada ulaşacak.
Diyarbakır ise yine bekleyecek mi?
Eğer bölgesel kalkınma gerçekten eşit olacaksa, haritaya yeniden bakmak gerekiyor.
Çünkü rayların bittiği yerde sadece demiryolu bitmez; bazen umut da orada kalır.
Ve Diyarbakır artık beklemek istemiyor.
Diyarbakır, Almanya’da görücüye çıktı!5 Mart 202609:24 Diyarbakır üretiyor: 192 yeni başlangıç5 Mart 202609:17 Diyarbakır’da 5 bin metreküplük içme suyu deposu için kazı çalışması başlatıldı4 Mart 202614:53 Diyarbakır, konutta rekor kırdı4 Mart 202612:45 DİSKİ Genel Müdürü’nden ‘su kaynaklarını koruyalım’ çağrısı3 Mart 202612:55