Diyarbakır’da düzenlenen 9. Uluslararası Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Sempozyumu’nda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye’nin teşvik politikalarının bölgesel eşitsizlikleri azaltmakta yetersiz kaldığını söyledi. Son 24 yılda yatırımların yüzde 61’inin birinci ve ikinci bölgelere yöneldiğini, beşinci ve altıncı bölgelerdeki 29 ilin ise yatırımlardan yalnızca yüzde 10 pay aldığını belirten Kaya, “Bölgesel kalkınma farklarını azaltacak yeni ekonomi politikalarına ihtiyacımız var” dedi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Dicle Üniversitesi, Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB), Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB), Doğu ve Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSİFED) ve Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen 9. Uluslararası Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Sempozyumu (ISEPA’26), akademisyenleri, araştırmacıları ve iş dünyasının temsilcilerini Diyarbakır’da buluşturdu.
DTSO ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda, küresel ekonomideki dönüşüm, yapay zekâ, dijitalleşme, hukuki düzenlemeler, uluslararası rekabet ve Türkiye’nin bölgesel kalkınma politikaları ele alındı. İş dünyası temsilcilerinin konuşmalarında özellikle bölgesel eşitsizlikler, yatırım politikaları, finansmana erişim ve teknolojik dönüşüm konuları öne çıktı.
KAYA: MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ BÖLGESEL EŞİTSİZLİKLERİ AZALTAMIYOR
Sempozyumda konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye’nin ekonomik kalkınma politikalarının bölgesel gelişmişlik farklarını giderecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Son 24 yılda uygulanan teşvik politikalarının sonuçlarına dikkat çeken Kaya, yatırımların bölgeler arasındaki dağılımında ciddi bir dengesizlik bulunduğunu söyledi. Kaya, “Son 24 yıllık teşvik uygulamalarına baktığımızda, birinci ve ikinci bölgelerin toplam yatırımlardan aldığı pay yüzde 61 düzeyindeyken, beşinci ve altıncı bölgelerde bulunan 29 ilin payı yalnızca yüzde 10’da kalıyor. Bu tablo, mevcut teşvik sisteminin bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmakta yetersiz olduğunu gösteriyor. Bölgesel kalkınma farklarını azaltacak ekonomi politikalarına ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması (SEGE) verilerine de değinen Kaya, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun eğitim, yaşam kalitesi, altyapı ve erişilebilirlik göstergelerinde yaşadığı sorunların yalnızca özel sektör yatırımlarıyla çözülemeyeceğini belirtti. Kaya, kamu yatırımlarının artırılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“ÇÖZÜM SÜRECİ EKONOMİK KALKINMA İÇİN TARİHSEL BİR FIRSAT”
Küresel ekonomide güvenlik politikalarının giderek daha belirleyici hale geldiğini belirten Kaya, Türkiye’nin güvenlik, dış ticaret ve ekonomik kalkınma politikalarını birbirini tamamlayan bir anlayışla yürütmesi gerektiğini söyledi. Devam eden çözüm sürecinin toplumsal barışın güçlendirilmesinin yanı sıra bölgenin ekonomik geleceği açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Kaya, barış ortamının yatırım, üretim ve ticaretin gelişmesi için önemli fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin komşu ülkelerle ekonomik ilişkilerine de değinen Kaya, Irak pazarındaki gerilemeye işaret etti. Türkiye’nin 2015 yılında Irak’ın ithalatında ilk sırada yer alırken 2025 yılında üçüncü sıraya gerilediğini belirten Kaya, komşu ülkelerle ticaretin geliştirilmesinin bölgesel ekonominin büyümesi açısından stratejik önem taşıdığını söyledi. Dijitalleşme ve yapay zekânın küresel üretim ve rekabet koşullarını köklü biçimde değiştirdiğini ifade eden Kaya, Türkiye’nin bu dönüşüme uyum sağlarken bölgesel eşitsizlikleri daha da derinleştirmeyecek politikalar geliştirmesi gerektiğini belirtti. Kaya, güçlü bir yatırım ortamının oluşturulmasında hukukun üstünlüğü, adalet, kamu altyapısı ve ekonomik güvenin belirleyici olduğunu vurguladı.
FİDAN: SANAYİCİNİN FİNANSMANA VE TEKNOLOJİYE ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRILMALI
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, sanayide sürdürülebilir büyümenin teknolojik dönüşüm, enerji verimliliği ve nitelikli iş gücüyle mümkün olacağını belirtti. Diyarbakır OSB’de yüzlerce işletmenin faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 23 bin kişiye istihdam sağlandığını ifade eden Fidan, üretim kapasitesini artırırken çevreye duyarlı, teknolojiyi etkin kullanan ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilen bir sanayi yapısı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sanayicilerin yüksek enerji maliyetleri ve finansmana erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çeken Fidan, özellikle KOBİ’lerin teknolojik dönüşümünün desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi, uygun finansman olanaklarının artırılması ve kamu kurumları ile finans kuruluşlarının sanayinin dönüşümünde daha etkin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
AY: TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM VERİMLİLİĞİ ARTIRACAK
Diyarbakır Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Ay, dijitalleşmenin tarımsal üretimden depolamaya, pazarlamadan ticarete kadar bütün süreçleri yeniden şekillendirdiğini söyledi. Diyarbakır’ın güçlü tarımsal potansiyelinin yeni teknolojilerle desteklenmesi gerektiğini belirten Ay, dijital uygulamaların üretimde verimliliği artıracağını, maliyetleri azaltacağını ve bölgenin rekabet gücünü geliştireceğini ifade etti. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde desteklenmesinin önemine dikkat çeken Ay, güvenilir bir hukuki altyapı ile üniversite, kamu ve iş dünyası arasındaki iş birliğinin bölgesel kalkınmaya katkı sunacağını vurguladı.
TÜRK: TÜRKİYE TEKNOLOJİ TÜKETEN DEĞİL, GELİŞTİREN BİR ÜLKE OLMALI
DOGÜNSİFED Başkanı Devrim Türk ise küresel ekonominin teknolojik gelişmeler, jeopolitik gerilimler ve korumacı ticaret politikalarının etkisiyle yeniden şekillendiğini söyledi. Türkiye’nin Orta Doğu pazarındaki fırsatları değerlendirirken Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerini de güçlendirmesi gerektiğini belirten Türk, Avrupa’nın yeni sanayi politikaları ve “Made in EU” yaklaşımının Türk sanayisi açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomik kalkınmanın güçlü kurumlar, hukukun üstünlüğü, liyakat ve şeffaflık temelinde gelişebileceğini ifade eden Türk, yapay zekâ ve dijital dönüşümün Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Türk, Türkiye’nin yalnızca teknoloji kullanan bir ekonomi olmaktan çıkarak teknoloji geliştiren, yenilik üreten ve küresel değer zincirlerinde daha güçlü yer edinen bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun genç nüfusu, tarım, sanayi ve enerji potansiyelinin ekonomik büyümeye dönüştürülmesi için kamu yatırımlarının artırılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltacak politikaların uygulanması çağrısında bulundu.
DİJİTAL VE HUKUKİ DÖNÜŞÜM MASAYA YATIRILDI
Sempozyum, açılış konuşmalarının ardından “İş Dünyasının Dijital ve Hukuki Dönüşümü: Avrupa ve Türkiye” başlıklı oturumla devam etti. Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Dr. Hüseyin Doluca, Av. Zeynel Kara, Prof. Dr. Pelin Karatay Gögül ve Hakan Güldağ, dijitalleşmenin üretim ve ticaret üzerindeki etkilerini, Avrupa ve Türkiye’deki hukuki dönüşüm süreçlerini ve iş dünyasının yeni rekabet koşullarına uyumunu değerlendirdi.
