Ekoabori

Linç değil hafıza zamanı: Zor günlerde kim vardı?

MEHMET BEGÜN

Diyarbakır uzun yıllar boyunca yalnızca ekonomik sorunlarla değil, ağır siyasi atmosferin yarattığı topl…

MEHMET BEGÜN

Diyarbakır uzun yıllar boyunca yalnızca ekonomik sorunlarla değil, ağır siyasi atmosferin yarattığı toplumsal kırılmalarla da mücadele etti.
Kentin kültürel hayatı daraldı, sosyal alanları zayıfladı, insanların bir araya geldiği birçok mecra zamanla sessizliğe büründü.
Özellikle kayyum döneminde Diyarbakır’ın ortak hafızasını besleyen dinamikler ciddi biçimde gerilerken, kent büyük bir yalnızlık hissiyle karşı karşıya kaldı.
2018’de yapılan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri işte böyle bir süreçten sonra gerçekleşti. “Yeşil Liste”nin görevi devralmasıyla birlikte ortaya yalnızca yeni bir yönetim çıkmadı, kentin yeniden nefes almasını hedefleyen farklı bir anlayış da görünür hale geldi.
DTSO o süreçte sadece ekonomik meselelerle ilgilenen bir kurum olmanın ötesine geçerek Diyarbakır’ın sosyal yaşamına, kültürüne ve ortak değerlerine sahip çıkan bir rol üstlendi.
O yıllarda destek bekleyen alanların başında Amedspor geliyordu. Kulüp ciddi ekonomik sorunlarla, yönetim krizleriyle ve gelecek kaygısıyla mücadele ediyordu.
Amedspor’un nasıl ayakta kalacağı konuşulurken, DTSO sorumluluk alan kurumların başında geldi.
Verilen destek, yalnızca maddi katkı anlamı taşımadı; aynı zamanda kulübün yalnız bırakılmayacağını gösteren güçlü bir dayanışma mesajına dönüştü.
Bugün ortaya çıkan tablo herkesin gözleri önünde duruyor.
Amedspor iki şampiyonluk yaşayarak Süper Lig’e yükseldi ve Türkiye futbolunda güçlü bir başarı hikayesi yazdı. Bu başarıda taraftarın, kentin ve kulübe gönül veren binlerce insanın emeği büyük yer tutuyor.
Ancak kulübün en zorlu dönemlerinde verilen kurumsal desteği görmezden gelmek de gerçeklerle bağdaşmıyor.
Şimdi ise 1 Haziran’daki kongre süreci yaklaşırken sosyal medyada farklı bir atmosfer oluşturulmaya çalışılıyor.
Özellikle DTSO’yu hedef alan, çoğu anonim hesaplar üzerinden yürütülen organize paylaşımlar dikkat çekiyor.
Eleştiri her zaman olabilir.
Kongre süreçlerinde farklı görüşlerin ortaya çıkması da doğaldır.
Ancak geçmişte verilen emeği yok sayan, hakaret diliyle yürütülen ve kurumsal hafızayı hedef alan linç kampanyaları, Amedspor kültürüne çok ciddi zararlar veriyor.
Bugün dönüp bakıldığında sorulması gereken soru çok açık.
Bu kulüp en zor günlerinden geçerken kimler sorumluluk aldı?
Kimler geri çekilmek yerine taşın altına elini koydu?
DTSO’nun Amedspor için üstlendiği rol ortadayken yıllardır verilen katkıyı görmezden gelmeye çalışmak hakkaniyetli bir yaklaşım oluşturmuyor.
Çünkü Amedspor bu kentin yalnızca futbol takımı değil, hafızası, dayanışması ve ortak ruhudur.
Kongre sürecinin de bu bilinçle yürütülmesi gerekiyor.
Gerilimden çok ortak akla, kutuplaşmadan çok birlik duygusuna ihtiyaç duyulan bir dönem yaşanıyor.
Amedspor’u bugünlere taşıyan en büyük güç, zor zamanlarda ortaya çıkan dayanışma ve birlikte mücadele iradesiydi.
Bugün ihtiyaç duyulan şey de geçmişin emeğini yok saymak değil, o ortak ruhu koruyabilmektir.

Ekoabori