Ekoabori

Diyarbakır’da büyük kriz: Gençlik alarm veriyor!

ŞERİFE DENİZ BULUT

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER), Diyarbakır’ın Bağlar, Ergani ve Silvan …

ŞERİFE DENİZ BULUT

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER), Diyarbakır’ın Bağlar, Ergani ve Silvan ilçelerinde gençler arasında uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına ilişkin kapsamlı bir saha araştırması gerçekleştirdi. 37 mahallede bin 514 gençle yapılan çalışma, madde bağımlılığının münferit bir sorun olmaktan çıktığını; çocukluk yaşlarına kadar gerileyen, sosyal çevre içinde hızla yayılan ve kamusal boşluklar içinde kalıcılaşan yapısal bir krize dönüştüğünü ortaya koydu.

SAMER’in araştırmasına göre Bağlar, Ergani ve Silvan’da her 6-8 gençten biri hayatında en az bir kez uyuşturucu ya da uyarıcı maddeyle temas etmiş durumda. Daha da çarpıcı olan, bu temasın büyük bölümünün 12-17 yaş aralığında, bazı vakalarda ise 10 yaşına kadar düşmesi. Araştırmada bu durum, “önleyici sosyal politikaların fiilen ortadan kalkmasının sonucu” olarak değerlendiriliyor.

KULLANIM GİZLİ DEĞİL, ALENİ: PARKLAR, HARABELER, SOKAK ARALARI

SAMER’in saha gözlemleri, uyuşturucu kullanımının üç ilçede de gizli alanlardan çıkarak kamusal alanlarda aleni biçimde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Parklar, metruk binalar, terk edilmiş evler, dere yatakları ve aydınlatması yetersiz sokaklar, gençler için denetimsiz kullanım alanlarına dönüşmüş durumda.

Araştırmaya göre özellikle esrar kullanımı gençler arasında sıradanlaşmış durumda. Birçok genç, esrarı “sigara gibi” tanımlıyor. Bu normalleşme, madde kullanımının yaşının daha da düşmesine yol açıyor.

EĞİTİMDEN KOPUŞ VE DENETİMSİZ BOŞLUK

SAMER raporu, bağımlılıkla okul terkleri arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekiyor. Bağlar, Ergani ve Silvan’da çok sayıda genç, eğitim hayatından erken yaşta kopmuş durumda. Okul, gençler için bir gelecek kapısı olmaktan çıkmış; uzun süreli bir belirsizlik alanına dönüşmüş.

Eğitimden kopan gençlerin önemli bir kısmı ya güvencesiz işlerde çalışıyor ya da tamamen işsiz kalarak zamanını sokakta geçiriyor. Rapora göre bu “denetimsiz boşluk hali”, madde kullanımı ve suça sürüklenme riskini artıran temel faktörlerden biri.

MADDEYLE İLK TEMAS ARKADAŞ ÇEVRESİNDE

SAMER’in araştırması, maddeyle ilk temasın büyük ölçüde arkadaş çevresi üzerinden gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Gençlerin çok büyük bir kısmı, maddeyi ilk kez arkadaşlarıyla birlikte denediğini ifade ediyor. Merak, eğlence ve “kafa dağıtma” isteği en sık dile getirilen gerekçeler arasında yer alıyor. Raporda bu durum, bağımlılığın bireysel bir tercih değil; kolektif ve sosyal olarak yayılan bir pratik olduğuna işaret ediyor.

TEDAVİYE ERİŞİM YOK, DESTEK MEKANİZMALARI ÇÖKÜK

Araştırmaya katılan gençlerin büyük çoğunluğu, madde kullanmalarına rağmen herhangi bir profesyonel destek ya da tedavi hizmetine ulaşamadığını belirtiyor. Maddeyi bırakma isteği düşük seviyede kalırken, ailelerin yaklaşımı çoğunlukla uyarı, kızma ve cezalandırma ile sınırlı. SAMER raporunda, bağımlılıkla mücadelede aile, yerel yönetimler ve merkezi kurumlar arasında bütünlüklü bir sosyal destek mekanizmasının bulunmadığı vurgulanıyor.

GÜVENLİK VAR, SOSYAL POLİTİKA YOK

SAMER, Diyarbakır’ın bu üç ilçesinde gençliğe yönelik politikaların büyük ölçüde güvenlik eksenli yürütüldüğüne dikkat çekiyor. Devletin sahadaki varlığı çoğunlukla kolluk üzerinden hissedilirken; psiko-sosyal destek, gençlik merkezleri, kültür-sanat ve spor alanları gibi koruyucu sosyal politikaların ya yetersiz olduğu ya da tamamen yok olduğu ifade ediliyor. Bu dengesizliğin, bağımlılığı besleyen temel yapısal nedenlerden biri olduğu belirtiliyor.

BAĞIMLILIK BİR SAPMA DEĞİL, YAPISAL BİR SONUÇ

SAMER raporunda madde bağımlılığı, bireysel bir ahlak sorunu olarak değil; yoksulluk, eşitsizlik, eğitimden kopuş, kamusal alan yoksunluğu ve uzun yıllara yayılan toplumsal travmaların sonucu olarak ele alınıyor. Raporda ayrıca, zorunlu göç, kent yoksulluğu ve çözümsüzlük haliyle derinleşen Kürt meselesinin gençler üzerindeki etkilerine de dikkat çekiliyor.

“BU BİR GENÇLİK KRİZİDİR”

SAMER’e göre Bağlar, Ergani ve Silvan’da ortaya çıkan tablo, yalnızca üç ilçeyle sınırlı değil; Diyarbakır genelinde derinleşen bir gençlik krizinin açık göstergesi. Raporda çözüm için, yalnızca uyuşturucuyla mücadele değil; eğitim, istihdam, psiko-sosyal destek, kamusal alan ve gençlik politikalarının yeniden inşası çağrısı yapılıyor. Aksi halde madde bağımlılığı, bu coğrafyada istisna olmaktan çıkıp kalıcı bir toplumsal gerçekliğe dönüşmeye devam edecek.

Ekoabori