TURİZMDE “MEZOPOTAMYA ALTIN ÜÇGENİ” DÖNEMİ BAŞLIYOR « Ekoabori Güncel Ekonomi Haber Sitesi

TURİZMDE “MEZOPOTAMYA ALTIN ÜÇGENİ” DÖNEMİ BAŞLIYOR

Bu haber 31 Aralık 2020 - 0:40 'de eklendi ve kez görüntülendi.

TURSAB Güneydoğu Bölgesel Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Akyıl, pandemi sürecinin turizm sektörüne olan etkilerini, 2021 beklentilerini, bölgedeki turizm potansiyellerini ve TURSAB olarak yürüttükleri çalışmaları Abori Almanak’a anlattı.

 VEYSİ POLAT

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB) Güneydoğu Bölgesel Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Akyıl, yeni tip koronavirüs pandemisinin en çok turizm sektörünü olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Bölgemiz bu olumsuz süreçten tüm ülke gibi etkilenmiş ve alınan tedbirler nedeniyle maalesef turizm açısından 2020 yılı, 2019’a göre %70-80’lik bir düşüş yaşamıştır” dedi. Aşı çalışmalarının sürece olumlu etki yaratacağını dile getiren Akyıl, bu etki sayesinde bölgenin kültür ve inanç turizmi potansiyelinin de pozitif etkileneceğini söyledi. Akyıl, “Mezopotamya Altın üçgeni projesi kapsamında Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’da oluşturulan çalışmalar bölgemizdeki diğer iller ile olan yakınlık ve ulaşım kolaylığı nedeniyle pozitif bir etki yaratacağı ve bölge illerinin turizm gelirlerine önemli bir katkı sağlayacağı inancındayız” diye konuştu.

TURSAB Güneydoğu Bölgesel Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Akyıl, pandemi sürecinin turizm sektörüne olan etkilerini, 2021 beklentilerini, bölgedeki turizm potansiyellerini ve TURSAB olarak yürüttükleri çalışmaları Abori Almanak’a anlattı.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB) Güneydoğu Bölgesel Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Akyıl.

Sayın Akyıl’a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

“2019’A GÖRE YÜZDE 60 DÜŞÜŞ YAŞADIK”

*2020 yılı turizm sektörü açısından nasıl geçti?

2019 yılında 34,5 milyar dolar ile turizm gelirinde tüm zamanların rekoru kırılmış; 51,7 milyon ziyaretçi sayısına ulaşılmıştı. Böyle bir rekor kapanış sonrasında, yeni yıla da yeni bir rekor beklentisiyle 58 milyon turist ve 41 milyar dolar turizm geliri hayaliyle girmiştik.

2020 yılına hızlı giriş yapmış ve yeni bir rekora giden yolda Ocak-Şubat döneminde ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 7,4 artışla 3 milyon 209 bin kişilik bir gerçekleşme olmuştu. Fakat sonrasında 2019 Aralık ayında ilk kez Çin’de ortaya çıkan, ardından önce Avrupa’ya ve sonrasında tüm dünyaya yayılan Covid-19 salgını, 11 Mart tarihindeki ilk vaka ile ülkemize giriş yapmış oldu. Ülkemizde ilk vakanın görüldüğü tarihle aynı günde Dünya Sağlık Örgütü tarafından Covid-19 virüsünün pandemi olarak tanımlanmasıyla bir anda tüm dünyada sınırlar kapanmaya başladı. İlk 6 ayda 4,5 milyon turist ile geçen seneye göre %90 üzerinde düşüş gerçekleşti. Bölgemiz yaşanan olumsuz süreçlerden tüm ülke gibi etkilenmiş ve alınan tedbirler nedeniyle maalesef 2020 yılı turizm açısından 2019 yılına göre %70-80’lik bir düşüşle “en zor” yıl olarak geçirdik.

GÖBEKLİTEPE / ŞANLIURFA

 

 “AŞI ÇALIŞMALARI 2021’DE POZİTİF ETKİ YARATACAKTIR”

*2021 yılı için öngörüleriniz nelerdir?

2020 yılında yaşanan büyük düşüşle birlikte 2021 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs aşı çalışmaları ve sürecinin olumlu bir etki yaratacağı ve bu etki sayesinde Bölgenin kültür ve inanç turizmi potansiyelinin olumlu bir sürece gireceği kanaatindeyiz.

Mezopotamya Altın Üçgeni Projesi kapsamında Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’da oluşturulan çalışmalar, bölgemizdeki diğer iller ile olan yakınlık ve ulaşım kolaylığı nedeniyle pozitif bir etki yaratacak ve bölge illerinin turizm gelirlerine önemli bir katkı sağlayacağı inancındayız.

SUR / DİYARBAKIR

MEZOPOTAMYA ALTIN ÜÇGENİ PROJESİ

*Bu projeyi biraz açar mısınız? Mezopotamya Altın Üçgeni Projesi nedir?

Bölgemiz kültür ve inanç bakımından çok fazla değere sahip bir bölgedir. Alternatif turizmler açısından büyük bir gelişmeye ve paya sahip bu alanda özellikle bölgemiz için kültür ve inanç turizmi kapsamında çeşitli politikalar üretilmelidir. Bu kapsamda yapılan Mezopotamya Altın Ügçeni Programı bölgemiz için önemli bir projedir. Projenin yürütülmesi ile birlikte bölgedeki bütün illerin ulaşım güzergahı üzerinde yer alması veya yakınlığı bu şehirlere de pozitif bir katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Bu proje kapsamında bölge turizm işletmelerine gerekli desteklerin sunulması da önemli bir adım olacaktır. Söz konusu üç kentimiz (Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa), barındırdığı tarih itibariyle dünyada ilk ve tektir. Zenginlikleri çok oldukça fazla. Altın Üçgeni tanımını da Sayın Valimiz Münir Karaloğlu yaptı. Gerçekten de bu tanım yerini buldu. Bu üç kentin ortak bir destinasyon yaratması lazım. Bu ortaklaşma diğer kentleri de besleyecek. Bu isimle tarihi değerlerimizi dünyaya tanıtmaya çalışacağız. Üç valiliğimizin koordinasyonunda olan projeye TURSAB olarak, acenteler olarak seferberlik halinde destek vereceğiz.

DARA / MARDİN

“YENİ BİR DESTİNASYON ANLAYIŞI GELECEK”

*TURSAB olarak neler yapacaksınız?

Yakın bir zamanda çalıştay yaptık. Bu çalıştaya TURSAB’a bağlı acenteler, tur operatörlerimiz katıldı. En büyük görev bu anlamda bie düşüyor. Şu anda birçok firma Mezopotamya Altın Üçgeni Turu adı altında satış yapmaya başladı. Bir süre sonra GAP Turları gibi Mezopotamya Altın Üçgeni Turları destinasyonu başlayacak. Biz özellikle kentin tanınması için gündüz ve geceyi bu kentlerde geçirmelerini teşvik edeceğiz. Genelde bir kentte gündüz, bir kentte de gece geçiriliyor. Bir kent 3-4 saatle tanınmaz diyoruz. Bir kentte kahvaltı yapmakla, iki-üç mekanı gezmekle o kent tam anlamıyla tanınmaz diyoruz. Biz bu anlayışı değiştireceğiz. Bir ili tam anlamıyla gezilmesi için en az 24 saati o kentte geçirmesini sağlayacağız.

“KISA FİLMLERLE KENTİ ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

*Son olarak TURSAB Güneydoğu Bölgesel Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Akyıl olarak Diyarbakır’ı tanıtan birer dakikalık tanıtım filmleriniz milyonlarca kişi tarafından izlendi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Buraya gelenler 3-4 saatliğine Diyarbakır’ı gezdik diyorlardı. Biz de siz gezmediniz, Diyarbakır’dan sadece geçtiniz diyorduk. Biz, nerelere gidilir ki sorusuna cevap olsun diye kentteki tüm tarihi mekanların çekimini yaptık. Ve bunun da devamını getireceğiz. Çok iyi tepkiler aldık. Bu görüntülerden sonra daha önce Diyarbakır’ı gezdik diyenlerin fikirleri değişti. Şimdi Diyarbakır’a gelip daha çok zaman geçireceğiz diyorlar. İşin daha ilginç yanı Diyarbakırlılar dahi biz kentin değerlerinin bu kadar köklü olduğunu bilmiyorduk diyorlar.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.