Mimarlar Odası’ndan heykel tepkisi: Sorumlular hesap vermeli « Ekoabori Güncel Ekonomi Haber Sitesi

Mimarlar Odası’ndan heykel tepkisi: Sorumlular hesap vermeli

Bu haber 12 Mayıs 2021 - 11:57 'de eklendi ve kez görüntülendi.

TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin kamuoyunda tepkilere neden olan karpuz, kadayıf, altın ve folklorik figürlerin kullanılarak yaptırdığı heykellere tepki gösterdi. 412 bin TL’ye mal edilerek yapılan heykellerin kültürel değerlerden uzak oluğuna dikkat çekilen açıklamada, kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığı belirtildi.

Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:  

“Kamusal alan, gerek sosyolojik, gerekse politik-ekonomik derinliği açısından ve kentsel-ilişkisel estetiği doğrudan ilgilendiren ögeler içermesi bakımından değerlendirilmesi gereken önemli kavramlardan biridir.
Toplulukların ilişkilendiği ve sosyalleştikleri öncelikli mekânlar olması ve yeri geldiğinde propaganda, yeri geldiğinde bir olayın anılması gerekçeleriyle oluşturulmuş heykelleri ve anıtları barındırması hasebiyle de kamusal alan, kent-mimarlık ve sanat tarihi içerisinde önemli bir konuma sahiptir.
Sanatsal üretim, gelecek nesillere aktaracak bilgi, deneyim, şimdiki ve gelecek zaman içerisinde var olmasını sağlayacak duygu ve düşünceyi ihtiva etmelidir. Yanı sıra uzun ve köklü bir geçmişe sahip olan heykel sanatının beslendiği kültür ile olan iletişimi oldukça önemlidir.
Heykel sanatı, bir hacim oluşturması ve kapsadığı değerler bakımından plastik sanatlar içerisindeki önemi şüphesizdir. Kamusal alana yerleştirildiğinde ise topluluklarla geçtiği etkileşim sonucunda çok daha etkili bir söylem aracı olabilmektedir. Yerleştirildiği çevrenin ifadesini, silüetini değiştiren, kamusal alan heykelleri, etkileşime girdiği topluluklar üzerinde sanat alt kültürünü inşa etmede de etkili olduğu şüphesiz bir gerçektir.
Kamusal alanda heykel, mekânı işaretleyen (landmark), anıtsal simge ve estetik bir nesne olmanın yanı sıra bir kültür inşasıdır.
DİYARBAKIR HAVAALANI YONCA KAVŞAĞINDA YAPILAN UYGULAMA
2020/534850 ihale kayıt numarası ile Diyarbakır Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafınca 4.412.835,34 TL bedelle ihale edilen Havaalanı Yonca Kavşağı Peyzaj Düzenleme Yapım İşi’nde dört farklı noktaya kitsch heykeller yerleştirilmiştir.
Projelendirilen kamusal alan, açık alan olarak değerlendirilen yerlere heykel dikilebilir fikri alt yapısına dayanmaktadır. Bu durumda mekâna, yere özgü olmayan, uyarlanmış bu heykeller yerleştirilmeye çalıştığı çevre ile ilişkiye giremez. Salt tüketim odaklı ve seyirlik bir nesneye dönüşür. Bu durumda, heykeli izleyiciye kabul ettirme fikri baskındır.
Diyarbakır Havaalanı Yonca Kavşağına yerleştirilen ve kent kültürünün öğeleri olarak servis edilen görsel yerleştirmeler kamuoyunda ciddi yankılar uyandırmış ve gerek kentli gerekse sosyal medya kullanıcıları tarafından büyük tepkiler verilmiştir. Kayyım yönetimindeki belediyelerde benzer üst yapı faaliyetlerinde de görüldüğü gibi sanat ve mimarlık perspektifleri maalesef bu minvaldedir. Kayyımlar atandığında yaptıkları ilk işin Kültür, Sanat faaliyetlerine müdahale olduğunu hatırlamakta fayda olacaktır.
Kamusal alanlar projelendirilirken kentlinin, sanatçıların, ilgili meslek kuruluşlarının ve tüm kent bileşenlerinin görüşleri ve ortaklaşması yine bir tarafa bırakılmış, çoğulcu ve kapsayıcı karar vericilik ilkesi düşünülmemiştir. Bir kez daha tekçi/ben merkezli bir pratik uygulamaya geçilmiş ve izleyiciye kavramsal bir deneyim sunamayan donatılar kamusal alanlara yerleştirilmiştir.

SONUÇ
Sanat, toplulukların kültürel gelişimlerin en temel halkası olarak varlığını sürdürmektedir. Bu açıdan bakıldığında sanat, içinde doğduğu yüzyılın, sosyo-kültürel, politik ve ekonomik yapılarından ayrı değerlendirilemez. Kamusal alanda sergilenen her sanat nesnesi gibi heykel de salt bir sanat disiplini olarak düşünülmemelidir. Kamusal alanda heykel sanatının kültürel belleği koruma ve gelecek nesillere aktarma açısından etkili bir öge olduğu düşünüldüğünde sürdürülebilir olmasının da sağlanabilmesi için çevre-heykel ilişkisini de tasarım ilkeleri arasına alınması gerekmektedir.
Aynı zamanda doğru mekâna yerleştirilmesi bakımından da önemli olan heykel için bu seçim şehrin fiziki yapısı bakımından da önemlidir ve yapılan çalışmaların kültür yansıtması konusunda zayıf kaldığı aşikârdır.
Bilinmelidir ki kavramsal çerçevesi bağlamına özgü kurulmuş, toplumsal açıdan çevre ile ilişkileri iyi kurgulanmış kamusal alan heykelleri istenilen başarıya ulaşabilirler.
Bu bağlamda soruyoruz; Kamusal alanda heykelin çevre ile ilişkisi sosyal çevre bağlamında ne şekilde değerlendirilmiştir? Bu heykeller ihale edilen peyzaj projesi olarak yerleştirilirken mekân-kullanıcı ilişkisi nasıl değerlendirilmiştir? Teknik olarak insan ölçeğinden neden uzaklaşılmış? Neden folklorik ve oryantalist ögeler ile kültürün pazarlanmasına gerek duyulmuş? Ve en önemlisi neden uygulama yapıldıktan sonra kentliler olarak haberdar oluyoruz?
Tüm bu soruların açıklanan gerekçelere dayanacak cevapları verilmelidir, ihale edilen uygulama kaldırılmalıdır ve bundan sonra bu gibi konularda katılımcı süreçler göz önünde bulundurulmlıdır. Ayrıca ülkede zaten var olan, salgın hastalık ile beraber daha da artan ve hatta intihara kadar götüren işsizlik sorunlarının yaşandığı bu dönemde kamu kaynaklarının yanlış yönde tüketilmesinin sorumlularını kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz.”

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.