Lambeth Belediye Başkanı’na Sur’dan yanıt: “Kardeş belediye olmaktan şeref duyarız” « Ekoabori

Lambeth Belediye Başkanı’na Sur’dan yanıt: “Kardeş belediye olmaktan şeref duyarız”

Bu haber 03 Mayıs 2019 - 0:54 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Haber Abori 

31 Mart 2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçimleri’nde HDP’den Sur Belediye Eşbaşkanlığı’na seçilen Filiz Buluttekin ve Cemal Özdemir, belediyenin kapısını Güneydoğu Ekspres Gazetesi’ne açtı. Kayyumun banyosu ve lüks harcamaları ile gündeme gelen Sur Belediyesi’ndeki tablo karşısında “Bu kadarını beklemiyorduk. İçimiz acıdı” diyen Buluttekin ve Özdemir, göreve geldikten sonra aldıkları kararları ve hayata geçirmeyi planladıkları projeleri anlattı.

 

*Göreve geldikten sonra ne tür kararlar aldınız?

 

Filiz Buluttekin: İlk Meclis toplantımızda kayyum dönemindeki bazı uygulamaların kaldırılması yönünde kararlar aldık. Örneğin Uğur Kaymaz heykeli kaldırılmıştı, bunun yeniden aynı yere yapılması kararını aldık. Sur Belediyesi’nin logosu değiştirilmişti, eski logonun kullanılması konusunda Meclis kararı aldık. Bir diğer konu da taşınmaz mallarımız ile ilgiliydi. Bazı taşınmazlarımız kaymakamlığa ve müftülüğe devredilmişti. Bunların geri alınması için girişimleri başlattık. Kadın Merkezimiz Müftülüğe, Bağıvar’daki bir taşınmazımız da bir derneğe devredilmişti. Bu devir işlemleri seçimden sonra alınmıştı zaten. Kadın Politikaları Müdürlüğümüz kapatılmıştı, bunun yeniden açılması kararını aldık.

İngiltere’nin Londra kentinde Lambeth Belediye Başkanlığı’na seçilen Maraş Elbistan doğumlu İbrahim Doğuş, Sur olayları sırasında Diyarbakır’da inceleme yapan İngiliz heyet içerisinde yer almıştı.

*Sur Belediyesi, Türkiye’de en çok “kardeş belediye” protokolü imzalayan belediyeler arasında. Yeni kardeş belediyeler olacak mı?

Cemal Özdemir: Kayyum döneminde protokolden vazgeçen belediye yok. Göreve geldikten sonra kardeş Duhok ve Ranya Belediyeleri bizi aradı ve başarılar diledi. Yakın bir tarihte ziyarete de gelecekler. Biz, daha önce geliştirilen ilişkileri devam ettirmek istiyoruz. Sur’un buna ihtiyacı var.

Filiz Buluttekin: İngiltere’nin Londra kentinde Lambeth Belediye Başkanlığı’na seçilen İbrahim Doğuş, bir mülakatında Sur Belediyesi ile kardeş belediye protokolü imzalamak istediğini söylemiş. Açıkçası çok duygulandık. Çünkü kendisi Sur’daki olaylar sırasında Diyarbakır’a gelen ve engellenen İngiliz heyeti içerisinde yer almış bir isim. Onlarla kardeş belediye olmaktan mutlu olacağız.

*Sur’da yaşanan yıkım sonrası yasaklı 6 mahallede son durum nedir? Neler yapacaksınız?

Cemal Özdemir: Sur, UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne girmiş bir yer. Bu süreçten sonra bu kadar yıkıma, tahribata uğraması içimizi acıtıyor. Sur’da yıkımdan sonra yapılan yapıların tarihi dokusuna uymadığını seçimden önce de söyledik şimdi de söylüyoruz. Bu inşaatların durdurulması ve tarihi dokusuna uygun şekilde yapılması için girişimlerimiz olacak.

Filiz Buluttekin: Sadece Sur Belediyesi olarak değil bir bütün olarak kentteki tüm kurumlarla ortaklaşarak bir karar almak istiyoruz. Çünkü Sur, sadece kentin bir ilçesi değildir, Diyarbakır’ın ta kendisidir. Bu tarihi mekanı geleceğe taşımak için kararlarımızı, güçbirliği oluşturarak alacağız. Dünya Mirası Listesi’ndeki bir tarihi yere gelişigüzel bir imar planı uygulanamaz. Yapılan yollar bile dokuyla örtüşmemektedir. Siz, bu listeye girip, UNESCO’nun bağlayıcılığını göz ardı edemezsiniz. Biz, Sur’un tarihi dokusuna uygun şekilde restore edilmesi için mücadele edeceğiz. Yasaklı mahallelerdeki tasarruf her ne kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmiş olsa da eşbaşkanlar olarak yasaklı mahallelere gidip neler yapıldığını yerinde göreceğiz.

 

*Mazbatayı aldıktan sonra makamınıza gelince bu kadar lüksiyat ve borç bekliyor muydunuz?

Filiz Buluttekin: Hayır, açıkçası bu kadarını beklemiyorduk. Dudağımız uçukladı diyebilirim. Sadece buranın oda ve banyo maliyeti 324 bin 129 TL. Bu parayla 3-4 köyün yolu yapılabilinirdi. Bunları yıkmayacağız. Çünkü yıkarsak da bi o kadar maliyet çıkacak. Yoksulluğun tavan yaptığı bir yerde karşılaştığımız bu tablo içimizi acıtıyor.

 

Cemal Özdemir: Dışarıdaki güvenlik önlemlerinin bir o kadarının da içeride olduğunu gördük. Bulunduğumuz odanın camları zırhlı. Hatta duvarlarda çelik plaklar var. Sadece dışarıdan değil kendini personelden de koruyan bir zihniyetle çalışmalar yürütülmüş. Asansör bile ikinci katta sadece kartla duruyordu. Kayyum sadece kendini halktan değil kendi personelinden de izole etmiş.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.