Diyarbakır’ın zenginleri; Menünüzde “tırşık” var mı? / VEYSİ POLAT’IN YAZISI « Ekoabori Güncel Ekonomi Haber Sitesi

Diyarbakır’ın zenginleri; Menünüzde “tırşık” var mı? / VEYSİ POLAT’IN YAZISI

Bu haber 11 Temmuz 2021 - 3:16 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bir bakarsın semt pazarında karpuz dilimle satılır, oyun çağındaki çocuklar sokakta su ve mendil satar, sadece bir ilçesinde (Silvan) 10 ayda 20 kişi (çoğu yoksulluktan-işsizlikten) intihar eder, torunları sevme çağındaki dedeler 50 kiloluk yükle hamallık yapar…

VEYSİ POLAT

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 1 milyon 799 bin kişinin yaşadığı Diyarbakır, Türkiye’nin en kalabalık 20 kenti arasında.

Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık; ancak son 10 yılda sanayileşme alanında büyük gayretler gösterdi.

300’e yakın fabrikanın bulunduğu Organize Sanayi Bölgesi’nde tekstil, mermercilik, gıda ve inşaat sektörleri ağırlıkta.

Elde edilen ürünler, OSB’de işlenerek, Ortadoğu, Avrupa, Asya, ABD, İngiltere, Rusya’nın da aralarında bulunduğu 70’i aşkın ülkeye ihracat ediliyor.

İstihdam açısından bir kentte tüten bacaların olması çok önemli. Ancak TÜİK verilerine bakıldığında tablo pek de iç açıcı değil.

2018’de 210 milyon 998 bin dolar olan Diyarbakır’ın ihracatı, 2019’da 39 milyon 135 dolar azalışla 171 milyon 862 dolar olarak gerçekleşti. Diyarbakır’ın ihracat rakamlarının en iyi olduğu yıl, 231 milyon dolar ile 2013 yılıydı.

40 yıla yaklaşan çatışmalı sürece ve son 1.5 yıldır da pandemiye direnen yatırımcının gayreti, Diyarbakır’ı işsizliğin ve yoksulluğun pençesinden kurtaramıyor.

Nasıl mı?

Örneğin bu kente gelen yerli ve yabancı turistler dahil hepimizin her gün tanık olduğu dilencilere bakalım.

Bir yere oturduğunuzda bir saat içinde üç-beş dilenciye mutlaka denk gelirsiniz.

Yasalara göre çalışması ve çalıştırılması suç olan çocuklara ne demeli?

Yaşları 5-15 arasında olan çocukları hemen hemen her ışıklarda su ve mendil satarken, torun sevme çağındaki dedeleri sebze-meyve halinde veya amele pazarlarında 50 kiloluk yükleri taşırken görebilirsiniz.

Elbet çalışmanın ayıbı yok ama bu kentte yoksulluk çok fazla ve gittikçe artıyor.

Bu tabloyu resmi veriler de doğruluyor.

TÜİK’in “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Sonuçları”na göre iller arasındaki yaşam endeksine bakalım.

Diyarbakır, 81 vilayet arasında 75’nci sırada.

Bundan daha ağır bir tablo olabilir mi?

Canlı tanığı olduğum iki olaydan söz edeyim;

İsim ve adresleri bende…

Tarih, bu yıl ki Ramzan Bayramı’ndan bir gün öncesi.

Telefonumun ekranında daha önce haberini yaptığım, torun sahibi bir adam…

Hal ve hatırdan sonra utanarak, sıkılarak kelimeler dökülüyor ağzından:

“Makarna var evde ama bir damla yağ yok! Allah rızası için…”

İstanbul Sanayi Odası’nın “Türkiye’nin En büyük 500 Sanayi Kuruluşu”nu açıklandığında, listede Diyarbakırlı bir yağ şirketinin olduğunu öğrendiğimde gururlandığım tablodan az önce aktardığım diyalog nedeniyle bu kez utanıyorum.

Diğeri, bir binanın bodrum katında oturan bir anne ve evladının dramı…

“5 gündür sabah, öğlen, akşam makarna yiyoruz…”

İnsan ne diyeceğini şaşırıyor…

Bir bakarsın semt pazarında karpuz dilimle satılır, oyun çağındaki çocuklar sokakta su ve mendil satar, sadece bir ilçesinde (Silvan) 10 ayda 20 kişi (çoğu yoksulluktan-işsizlikten) intihar eder, torunları sevme çağındaki dedeler 50 kiloluk yükle hamallık yapar…

Bir yanda 10 çeşit ürünle kahvaltı yapanlar, diğer yanda zeytini iki ısırıkla kursağa indirenler…

Buna da şükür mü diyelim, memleketin düştüğü hale lanet mi edelim!?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.