Bölgedeki STK’lar, 13 yıl önce AK Parti, şimdi de HDP için “kapatılmasın” diyecekler « Ekoabori Güncel Ekonomi Haber Sitesi

Bölgedeki STK’lar, 13 yıl önce AK Parti, şimdi de HDP için “kapatılmasın” diyecekler

Bu haber 18 Mart 2021 - 22:27 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in, HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne açtığı davası ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesinin yankıları devam ederken, Doğu ve Güneydoğu’daki yüzlerce Sivil Toplum Kuruluşu, yarın eş zamanlı olarak açıklama yapacak ve “Parti kapatmak çözüm değil” diyecek. 2008 yılında AK Parti’nin kapatılması istemiyle açılan davaya tepki gösteren aynı STK’lar, bu kez “HDP kapatılmasın” çağrısı yapacak.

19 Mart 2008 tarihinde, Diyarbakır’daki 28 STK Temsilcisi adına DTSO Başkanı Mehmet Kaya,    AK Parti hakkında açılan kapatma davasına karşı hazırlanan ortak metni okumuştu.

Bu arada Medyascope’a konuşan bazı parti ve STK temsilcileri, şunları söyledi:

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya: “Parti kapatmalar Kürt sorununun çözümünü derinleştirir. Tarih bunu bize gösterdi. Ne tesadüftür ki 19 Mart 2008’de Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri olarak ‘AK Parti kapatılmasın’ diye ortak bir açıklama yapmıştık. Yarın da yani tam 13 yıl sonra bu kez bölgedeki bütün STK’lar olarak ‘HDP kapatılmasın’ diye ortak bir açıklama yapacağız. Günlük siyaset uğruna atılan adımların Türkiye demokrasisine ne faydası var, ne de çözüme katkısı var. Sorunu daha büyük çözümsüzlüklere itiyor. Bugün Kürt sorunu uluslararası alana taşınır pozisyonda iken ülkedeki siyasi kanadı susturmak, bu işe uluslararası güçlerin müdahil olması demektir. Ülke kendi siyasetçisi ile bu sorunu çözmez ise bu işin demokratik kanalları tıkanır.”

Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın: “Parti kapatmak, o partiye oy veren insanların sesini kısmaktır. Bir kere Türkiye’de siyasi parti kapatılması defalarca denenmiş sonuç alınmadığı ortaya çıkmıştır. Parti kapatma, bir siyasi partiye oy veren yurttaşların sesinin kısılması ve siyasetin dışına itilmesi anlamına geliyor. Daha önce çok kez yapıldı, insanlar siyaset dışına itildi. Denenmişi bir daha yargı ile denemenin bir anlamı yoktur.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Kurucusu ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem: “AYM, bugüne kadar 25-26 siyasi parti hakkında kapatma kararı verdi. Kararlar içinde kapatmaya yönelik iki sebep ön plana çıkıyor: Birincisi, devletin ülkesiyle milletiyle bölünmez bütünlüğü, ikincisi ise laiklik ilkesine aykırılık. Kürtlerin özgür ve eşit yurttaş olamamaları, kimlik haklarını kullanamamaları, bütün sebeplerden dolayı Kürtlerin demokratik araçlarla verdiği mücadelenin devlet tarafından engellenmesi anlamını taşıyor. Bu aynı zamanda Türkiye’nin üzerine oturduğu siyasal fay hatlarına işaret ediyor. AKP’nin 2010 sonrasında muktedir olmasından sonra bu birinci sorun alanı sorun olmaktan çıktı ve sistem AKP’yi kabul etti. Sistem ile bütünleşmiş oldu. Geriye Kürt meselesi ve bunun üzerine yaşanan sorunlar kaldı. AKP’nin bugün böyle bir girişimde bulunması çok manidardır. Çünkü, cumhuriyetin dışladığı ve ötekileştirdiği dindar muhafazakar kesimi temsil eden ve siyaset yapan, sonra muktedir olan ve devlet kurumlarını ele geçirip kendisi ile aynı mağduriyeti yaşayan Kürtlere karşı böyle bir tavır içinde olması kabul edilebilir değil. Bu davanın sadece MHP’nin isteği ile açılması mümkün görünmüyor, iki ortağın anlaşması üzerine böyle bir dava açıldı.

Gelecek Partisi Diyarbakır İl Başkanı avukat Aydın Altaç: “Kapatılma davası beklenen bir girişimdi. HDP’ye kapatılma davası açılması, cumhurbaşkanı ve AKP sözcüleri ile grup başkanvekilinin açıklamaları sonrası çok sürpriz olmadı. Beklenen bir şeydi, Türk demokrasi ve siyasal tarihine ve Türkiye’nin bundan sonraki yaşamına ağır darbe vuracak. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı üç-beş yıl önce partilerin kapatılmayacağı bir ülke tasavvur ettiğini söylüyordu. Türkiye’de siyasetin kurumsallaşması ve demokrasinin yerleşmesi açıklamaları ile cumhurbaşkanının açıklamaları ters düşüyor. Sayın Erdoğan, geçmişte yaptığı bütün açıklamalarına ters şeyler yapıyor. Sadece HDP ile ilgili değil, hangi parti olursa olsun ona destek veren, gönül verenlerin iradesini yok saymak ve görmezden gelmek kabul edilebilecek bir şey değil. Yargının bağımsız olmadığını biliyoruz. Açılan davaların sonucunu da biliyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır İl Başkanı Gönül Özel: “Parti kapatma davası yanlıştır, doğru bulmuyoruz. İnsanların iradesine müdahaledir. Parti kapatmalarını hukuk ve demokrasiye uygun bulmuyoruz. Geçmişte de birçok parti kapatıldı. HDP kapatılır, başka isimle yeni parti açılır. Hiçbir zaman çözüm olmadı. AKP, HDP kapatılınca, HDP oylarının kendisine geleceğini mi sanıyor? İnsanların iradesine ipotek konulamaz. AKP kapatıldığında Gergerlioğlu buna da karşı çıkmıştı. 90 bin kişinin oyunu almış bir milletvekilinin vekilliğini kaldırmak siyasetten de ahlaken de doğru değildir. Sayın Gergerlioğlu çıplak aramaları gündeme getirdiği için vekilliğinin düşürülmesi sürecini hızlandırdılar.”

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan: “AKP oy kaybediyor, dolayısıyla varlık ve bekasını, muhalefete baskı yapmakta, kutuplaştırmada ve ötekileştirmede görüyor, muhalefet parti veya muhalif sesleri sindirmekte görüyor. AKP ve ortağı yıllardır kutuplaştırıcı ötekileştirici bir politika izliyor ve milliyetçi duyguları galeyana getirerek etrafını konsolide etmek için muhalefete ve muhalif seslere karşı bir nefret dilini kullandığını görüyoruz ve de bu konuda başarılı da oluyor. Bu her iki olayda, ülkenin huzur ve barışın zarar verir. Parti kapatmak milletin iradesini tanımamaktır, saygı duymamaktır.

İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı Vecdin Ensarioğlu: “Parti kapatmalara karşıyım, hiçbir siyasi partinin kapatılmasından yana değilim. Bu çözüm değil, daha önce de çözüm olmadığını gördük. Her kapanan parti güçlü olarak geri geldi. Kapatma davasının içeriğini bilmiyorum. Yargının vereceği karara saygılıyız. Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi konusunda ise daha önce Berberoğlu kararı emsal olarak duruyor. Meclis bu konuda zor bir karar verdi ve yanlış olduğu anlaşıldı, buna benzer olay yaşanması endişesini taşıyorum. Bu Meclis’in itibarını düşürür.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.