Ali Babacan Diyarbakır’da puşi taktı, yoksulları ziyaret etti, Ceylan Önkol’u anımsattı « Ekoabori Güncel Ekonomi Haber Sitesi

Ali Babacan Diyarbakır’da puşi taktı, yoksulları ziyaret etti, Ceylan Önkol’u anımsattı

Bu haber 15 Mart 2021 - 21:51 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Diyarbakır’da merkez Bağlar İlçesi 1. Olağan Kongresi’nde önemli mesajlar verdi.

Bu sabah İstanbul’dan tarifeli uçakla Diyarbakır’a gelen Babacan, havalimanında yöresel kıyafet giyen fistanlı ve şalvar ve puşili kız ve erkek çocuk tarafından çiçeklerle karşılandı. Kendisine verilen puşiyi omuzuna atan Babacan, daha sonra Bağlar İlçe 1. Olağan Kongresi için gittiği salon önünde davul zurnalı folklor ekibi ve kalabalık partili grup tarafından karşılandı.

İşte Babacan’ın verdiği mesajlar:

“Diyarbakır’a gelince başka, dönünce başka konuşanlardan değiliz”

Biz Diyarbakır’a gelince başka, Diyarbakır’dan dönünce başka konuşanlardan değiliz. Şöyle bir görünüp gidenlerden değiliz. Bizim özümüz, sözümüz bir. Ülkemizin her bir yanında başımız dik yürüyoruz. Sayın Erdoğan ‘ne Kürt sorunu ya’ dedi. Biliyoruz ki, iktidar ortakları halktan kopuk, ayrımcı, baskıcı, hukuksuz uygulamalarıyla ülkemizdeki her sorunu tek tek diriltti.

“Ceylan Önkol davasında suçlu kim?”

Beş ay önce Diyarbakır’a geldiğimde, gözleriyle hafızalarımıza kazınan Ceylan Önkol’dan bahsetmiştim. İdare Mahkemesi, Ceylan’ın ölümünde bakanlığı yüzde 90 kusurlu buldu. Kusurun yüzde 10’unu da evinden ot toplamaya çıkmış, Diyarbakırlı yoksul bir kızımızın üzerine bıraktılar. Peki o yüzde 90 kusur var da onun sorumlusu açıklandı mı? Kusur var ama suçlu yok. Daha da acısı Ceylan’ın ailesinin on iki sene boyunca adliyelerde mücadele etmesiydi. Bu mudur adalet? On iki sene sürüncemede bırakılır mı? İlla hatırlatmamız mı gerekiyor?

“İnsanların anadiliyle kavga edemezsiniz”

Kadın Destek Uygulaması’nda (KADES) Türkçe dışında tam beş dil var ama bu ülkede en çok konuşulan ikinci dil yok. Konu kadına şiddete gelince neden Kürtçe ‘bilinmeyen bir dil’ oluyor? Şiddete uğrayan kadının konuştuğu dille kavga edilir mi? Sokak ortasında kendi kendilerine ilan-ı aşk ediyorlar, sağa sola ‘Erdoğan’ı seviyorum’ yazıyorlar. Diyarbakır surlarına da Kürtçesini yazdırdılar. Kürtçe, bu milletin parasıyla taraflı cumhurbaşkanına sevgi göstermeye gelince akıllarına geliyor ama konu kadına şiddetse bilinmeyen dil oluyor. Beş ay önce ‘Kürtçe öğretmen atanmıyor’ demiştim, sesimizi duymuşlar. Yüzde 200’lük artışla 1’den 3’e çıktı… Koskoca Türkiye’de üç Kürtçe öğretmeni var. Komik olmayın. İnsanların anadiliyle kavga edip, kimliklerini yok sayamazsınız.

“Seçim sistemiyle oynuyorlarsa, bilin ki gitme zamanıdır”

Mevcut seçim yasalarıyla artık bir daha iktidara gelemeyeceklerini görüyorlar. Bu nedenle ‘oyunun kurallarını değiştirelim de öyle kazanalım’ diyorlar ama beyhude. Hangi iktidar olursa olsun, artık seçim kurallarıyla oynamaya başladıysa bilin ki gitme zamanı gelmiştir. İstedikleri kadar zihni sinir projeleri hazırlasınlar, gülüp geçeceğiz. Demokrasimizi en yüksek seviyeye taşıyacağız.”

“Şimdiye kadarki ‘reformlarla’ kurumları çökerttiler”

Ekonomik reform paketinde, çözmeleri gereken asıl sorunları ıskalıyorlar. Görmezden geliyorlar, sorunları inkâr ediyorlar. Konuşurken de iktidara sanki daha dün gelmiş gibi konuşuyorlar. Sayın Erdoğan’a göre korona dönemini başarıyla atlatmışız, bunu da partili cumhurbaşkanlığı sistemine borçluymuşuz. Sayın Erdoğan; ekonomide, salgın yokken de salgın döneminde de başarısızsınız. Türkiye daha salgın yokken yüzde 1 büyüdü. Bu başarısızlığınızın sebebi de o çok övündüğünüz taraflı cumhurbaşkanlığı sisteminiz ve zihniyetiniz. Şimdiye kadar yaptıkları ‘reformlarla’; adil rekabet yerini müdahaleye, fırsat eşitliği yerini kayırmacılığa, verimlilik yerini ranta bıraktı. Kurumlarımız çökertildi, yerine tek bir kişinin keyfi konuldu.

“İcraatinizi gösterin; Varlık Fonu’nu kapatın, liyakati esas alın”

Ekonomi paketi için eski defterleri karıştırmışlar, 2015 öncesinde ne yapılmış diye bakmışlar. Son bir yıldır söylediklerimizi de satır satır okumuşlar. Kopya çekmişler. Ama sizden yazılı kitabe, dikit bekleyen yok. İcraatinizi gösterin. Reform diye sayfalarca doküman hazırlayacağınıza, kapatsanıza şu Varlık Fonu’nu. Liyakatli kişileri göreve getirin. Kamu ihalelerini 3-5 kişinin zenginleşmesine alet etmeyin.

“Esnafa yılda 275 lira destek vermekle övünüyorlar”

850 bin esnafa vergi muafiyeti getireceğiz diyorlar. Reformda en büyük manşet bu. Baktık 850 bin esnaf kim ve ne kadar vergi ödüyorlar diye. Basit usulde defter tutan esnafımız. Onlardan bütçedeki toplam vergi tahsilatı 234 milyon. Almayacağız dedikleri vergi yılda 275 lira. Yani esnaf başına 275 liralık katkı vermekle övünüyorlar. En az yüz esnafımıza ‘gözünüz aydın’ dedim, hepsi güldü. ‘Bunlar ne yaptıklarını bilmiyor, bizden haberleri yok’ diyor.”

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.