5 Haziran bombasının mağduru: Parçalanan bedenler rüyama geliyor « Ekoabori

5 Haziran bombasının mağduru: Parçalanan bedenler rüyama geliyor

Bu haber 06 Haziran 2019 - 16:17 'de eklendi ve kez görüntülendi.

VEYSİ POLAT/ABORİ

HDP’nin 5 Haziran 2015 tarihinde İstasyon Meydanı’nda düzenlediği ve 5 kişinin hayatını kaybettiği seçim mitingine yapılan bombalı saldırının üzerinden 4 yıl geçti. Olayda ağır yaralanan ve 14 gün hastanede tedavi gördükten sonra taburcu olan Mehmet Özcan, yaşadıklarını Abori’ye anlattı. Mitingde, patlamanın olduğu trafo önündeki tezgahın yanında bulunduğunu ifade eden Özcan, “Bu tezgahın üzerinde semaver vardı ancak çay satılmıyordu. Kolumu da tezgahın üzerine koymuştum. İlk patlama olunca o bölgeye gitmek istedim ancak kalabalık nedeniyle ilerleyemedim. O anda ikinci patlama oldu. Basınç beni iki metre öteye savurmuştu. Ortalık toz dumandı. Ayağı kalkmak istedim ancak kalkamadım, kemik sesleri geliyordu ayaklarımdan. İnsanların kol ve bacakları yerlerdeydi. Ambulans diye bağırdım. Gömleğimi yırtıp kan kaybını önlemek için ayaklarıma sardım. O 4-5 genç geldi tişörtlerini yırtıp ayağıma sardılar” diye konuştu.

BOMBADAN DEĞİL GAZDAN ÖLECEKTİK’

Patlamanın olduğu yerden platformun bulunduğu yere götürüldüğünü ifade eden Özcan, şöyle devam etti: “Ambulans beklerken polisler üç adet gaz bombası attı. Gaz bombaları yaralıların bulunduğu bölgeye atılıyordu. Nefes darlığı ve bronşitim var. Boğulacaktım neredeyse. Gençler o gaz fişeklerini başka yere fırlattı. Ambulans gelmeyince de bir aracın arkasına konularak hastaneye götürüldüm. Hastane yakında olduğu için kan kaybı fazla olmadı, yoksa ölebilirdim.”

Sosyal medyada Ahmet Kaya’nın “Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım” türküsü eşliğinde yayınlanan zafer işaretli pozu binlerce paylaşım alan Mehmet Özcan, “Patlama sonrasında henüz yerdeyken kameralar geldi, o an ben de zafer işareti yaptım” diye konuştu.

“OLAYDAN SONRA HAYATI DEĞİŞTİ”

Her iki ayağına platin takılan Mehmet Özcan, 11 çocuk babası. Tekstil atölyesi bulunan Özcan, olay nedeniyle işyerine gidemeyince aldığı işler de yarım kalmış. Daha sonra Sur’da sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar başlayınca da kapatmak durumunda kalmış. “Makinelerim duruyor ancak hala kira ödüyorum. Olaylar başlayınca işçiler de işe gidemedi ve tüm işler elde kaldı” diyen Mehmet Özcan, herhangi bir yerden kendisine yardım gelmediğini belirtiyor.

“OLAY GÜNÜNÜ UNUTAMIYORUM”

Saldırıyı gerçekleştirenlerden ve bu olayda ihmali bulunanlardan şikayetçi olduğunu ifade eden Mehmet Özcan, şunları söyledi:

“Olaydan sonra bir gün ayağa kalkıp yürüyebileceğimi tahmin etmiyordum. Olay anında patlamanın olduğu seyyar çay ocağı arabasının yanındaydım. Önce az ötemizde bir patlama oldu. Ben ses bombası sandım. Sonra insanlar benim bulunduğum yöne gelince oradan ayrılmak istedim. Ancak izdiham vardı bir yere gidemedim. Ardından ikinci patlama oldu. 3 metre öteye savrulmuşum. Gözlerimi açınca etrafta parçalanmış bedenler gördüm. Ayağı kalkmak istedim ama ayaklarım parçalanmıştı. Oradaki insanlar gibi ben de barış özlemimi dile getirmek için gitmiştim. Ama barışa kan bulaştırdılar. O an zafer işareti yapıp slogan attım. Duygularımı haykırdım. Fotoğrafımı çekip Ahmet Kaya’nın ‘Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım’ türküsünü ekleyip sosyal medyada paylaşmışlar. Çok arayan soran oldu. Yolda geçerken tanımadığım insanlar selam veriyor, bazen elimi öpmek isteyenler bile oluyor. Aylar sonra bugün olay yerindeyim. Kopan kol ve ayakları anımsadım. Ölenler gözümün önüne geldi. Feryat, figan sesleri… Bir de yaralı haldeyken bize atılan gaz bombalarını unutamıyorum. Bombadan ölmedik gazdan ölecektik. Allah hakkımızı onlara bırakmasın…”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.