Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Sahipsiz bir kent ve her yıl yollara savrulan hayaller!..

VEYSİ POLAT/ABORİ Toplumun en büyük kanayan yaralarından biridir yoksulluk. Resmi veya gayri resmi rakamlar, ülkede 5 milyondan fazla işsizin bulunduğunu söylüyor. Bu rakam batıdan doğuya doğru geldikçe daha da artıyor. Bu gerçeklik ortadayken tarihin bereketli topraklarından her yıl bu vakitler Karadeniz’e mevsimlik fındık göçü başlıyor. Her yıl da aynı dramlar varış noktasına varmadan son buluyor; […]

Sahipsiz bir kent ve her yıl yollara savrulan hayaller!..
  • 30 Temmuz 2019 23:53
  • 31 Temmuz 2019 00:03

VEYSİ POLAT/ABORİ

Toplumun en büyük kanayan yaralarından biridir yoksulluk. Resmi veya gayri resmi rakamlar, ülkede 5 milyondan fazla işsizin bulunduğunu söylüyor. Bu rakam batıdan doğuya doğru geldikçe daha da artıyor.

Bu gerçeklik ortadayken tarihin bereketli topraklarından her yıl bu vakitler Karadeniz’e mevsimlik fındık göçü başlıyor.

Her yıl da aynı dramlar varış noktasına varmadan son buluyor; hayaller yollara savruluyor yine.

Meslektaşım Metin, Lice’ye dönerken, Diyarbakır’daki gazetecilerin Haber-Bilgi Hattı’na yürekleri dağlayan fotoğraf ve video görüntülerini paylaşıyor.

Yine mevsimlik iş göçü yolunda trafik kazası…

Bismil İlçesi’nden yola koyulmuş 16+2 kişilik minibüste 25 kişi seyahat ediyor… Ne kadar çok can o kadar geçim derdini azaltacak yevmiye… Kelle başı hesabı yani…

Minibüsün üstündeki yatak, yorgan, erzak yollara savrulmuş…

Bir umuda yolculuk daha yolun başındayken sona eriyor.

Kimin umurunda?

Ateş düştüğü yeri yakıyor önce…

Lice-Diyarbakır karayolundan tarlaya savrulan minibüsten fırlayanlar, aynı koltuğu paylaştığı yakının yarasına elini pansuman yapıyor…

Ömrümün yarısını bu kentin dışında geçirmiş biri olarak geri döndüğümde “bıraktığım taşın yeri bile değişmiş” derken en azından “memleket sahipsiz değil” diye de sevinmiştim…

Aradan 5 yıl geçti, o günden bugüne fikrim 180 derece değişti…

Memleketi hiç bu kadar sahipsiz görmemiştim…

Bismil’de yan yana başladıkları yolculuklarının sonu bile farklı hastanelerde; müşahade ve yoğun bakım ünitelerinde şu an bu yoksul insanlar…

Kimi geçim derdinde kimi her gün bir kareye girme derdinde.

Oysa bir dönem hikayelerini dinlediğim bu insanlar ne de çabuk geçmişini unutmuş…

Yazık ki; çok yazık!..