Aralarında HDP’nin bulunduğu 15 Kürt partisi ve siyasi oluşum, Maraş merkezli depremlerden sonra yürütülen dayanışma ağının devam için Federal Kürdistan Hükümeti’ne, Bileşmiş Milletler’e ve Avrupa Konseyi’ne “deprem mağdurlarını sahiplenme” çağrısı yaptı.
Merkezi Diyarbakır’da bulunan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısına HDP’li vekiller, İmam Taşçıer, Saliha Aydeniz, Nejdet İpekyüz ve Nusrettin Maçin ile Azadi Hareketi, Azadi Partisi, DBP, DDKD, DTK, HDP, KKP, Kürt Kadınlar Platformu, PAK, PDK, PDK-BAKUR, PDKT, PİA, PSK ve TDK-TEVGER’in başkanları katıldı.
Ortak açıklama metininin Türkçesini HDP’li vekil Saliha Aydeniz, Kürtçesini ise Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Genel Başkanı Mustafa Özçelik okudu.
“Gün onur günüdür, deprem felaketinin yaralarını sarmak için el ele verelim” ifadesi ile başlayan açıklama metininde, Maraş ve Hatay merkezli depremlerin 11 kentte ve Afrin, Cınderes ve Halep’te yarattığı yıkıma ve can kaybına dikkat çekildi.
“İlk üç günde devlet sahada yoktu”
Açıklamada, depremin yaşandığı ilk günden bugüne halkın büyük bir mağduriyet içinde olduğu ifade edilerek, “Türkiye Devleti’nin depreme maruz kalan bölgelere dair olması gereken boyutta ve zamanında görevlerini yerine getirmediği açıktır. Özellikle de depremin ilk 3 gününde, enkaz altındakilerin kurtarılmasında olsun, mağdurlara yardımların ulaştırılmasında olsun, devletin tüm kurum ve kuruluşları bir koordinasyonsuzluk, vurdum duymazlık, ihmal, başı bozukluk içindeydiler; devlet sahada yoktu. Ayrıca, depremin ilk 3 gününde, Türkiye Devleti, kendisi dışında, bir çok kurum ve şahsiyetin kendi imkanlarıyla deprem mağdurlarının yardımına koşmalarına engel oldu. Şimdi de bir çok bölgede bu tür engellemeler devam etmektedir” denildi.
Bu süreçte halkın ve sivil toplum kuruluşlarının büyük bir sorumluluk ve dayanışma bilinciyle hareket ettiği ve yardım kampanyalarını organize ettiğine dikkat çekilen açıklamada, şöyle devam edildi:
“Kürdistan ve Türkiye’de depremin yol açtığı felaketlerin önüne geçmek için, öncelikle, keyfi, aşırı merkeziyetçi, ranta dayalı, kayırmacı, günü kurtarmaya odaklı otoriter ve anti demokratik yönetim anlayışı terk edilmelidir. Depreme dayanıklı binaların inşası için stratejik bir merkez oluşturulmalıdır.
Demografik yapı değişmemeli
Deprem mağdurlarına yardım ve deprem bölgesinin inşası için yapılan tüm çalışma ve tedbirler, bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi anlayışından uzak bir yaklaşımla yapılmalıdır.
Depremden zarar gören halkımızın ve özellikle de genç nüfusun yerini yurdunu terk etmemeleri, göç etmemeleri ve kendi şehirlerinde kalabilmeleri için, çok kapsamlı ve etkili bir çalışma organize edilmelidir. Bu amaçla, halklarımızı, yerel ve uluslar arası tüm ilgili kesimleri, kurumları, deprem mağdurları için insanca yaşayabilecekleri yaşam alanlarının ve çalışabilecekleri yerlerin temini için; ekonomik yardım ve destek için seferber olmaya çağırıyoruz.
Hiçbir kurum, kesim, şahıs, çevre, bu deprem felaketini kendi çıkarları için bir fırsat olarak görmemeli, halkın mağduriyetini istismar etmemeli; kira artışlarından, temel ihtiyaç malzemelerinin fiyatlarına zam yapmaktan uzak durmalıdırlar.
BM ve Avrupa Konseyi’ne çağrı
Halklarımızı, Kürdistan Bölge Hükümeti’ni, Rojava Kürdistanı Yönetimi’ni, Kürt, Kürdistani tüm kurumlar, siyasi parti ve örgütleri, şahsiyetleri, Kürt halkının dostlarını deprem mağdurlarına yardım amaçlı yaptıkları çalışmalarını sürdürmeye, deprem mağdurlarını yalnız bırakmamaya ve birbirimizi sahiplenmeye çağırıyoruz.
Tüm uluslar arası kuruluşları, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’ni deprem mağdurlarına yardım için daha ciddi ve etkili çalışmalar yürütmeye ve mağdurlara yardım konusunda daha hızlı ve sonuç alıcı çalışmalar yapması için Türkiye Devleti’yle daha güçlü bir diyalog geliştirmeye çağırıyoruz.”
