DOLAR 15,5731 % 0.6
EURO 16,2130 % 0.57
GRAM ALTIN 907,91 % 0,68
ÇEYREK A. 1.484,43 % 0,67
BITCOIN 29.530,00 0.52
SON DAKİKA
hava
Google News

İşte Diyarbakır Valisi’nin görevden alınma sebebi…

Son Güncelleme :

13 Mayıs 2022 - 20:08

İşte Diyarbakır Valisi’nin görevden alınma sebebi…

VEYSİ POLAT

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla önceki gün Resmi Gazete’de yayınlanan “Cumhurbaşkanlığı Valiler Atama Kararnamesi”ndeki bir isim Diyarbakır’da şok etkisi yarattı.

O isim, halkın benimsemeye başladığı Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu’ydu.

Kararnameye göre Karaloğlu, Diyarbakır Valiliği görevinden alınarak merkeze Mülkiye Başmüfettişi olarak çekildi.

Oysa Vali Karaloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem hemşehrisi, hem de güvendiği bir bürokrattı.

Cumhurbaşkanı her ne kadar İstanbul’da dünyaya gelmiş olsa da Rize’nin Güneysu, Vali Karaloğlu ise sadece 23 kilometre ötesindeki Çayeli ilçesi nüfusuna kayıtlıydı.

12 Haziran 2020’deki Valiler Kararnamesi’yle Diyarbakır’a atanınca, herkes “Cumhurbaşkanı’nın güvendiği bir isim, deneyimli bir bürokrat, kimse kendisini kolay kolay görevden alamaz” diyordu.

Nitekim o günlerde AK Parti İl Başkanı ile Valilik binasında yaşanan bir olayla test edilmiş oldu.

O dönemde “Belediyede ithal bürokrat” haberleri manşetteydi.

Bu konu, yeni göreve gelmiş AK Parti İl Başkanı M. Şerif Aydın’a “1. Basın Buluşması”nda sorulunca kendisi aynen şu yanıtı vermişti:

“İl Valisi bu şehirde bürokrasi anlamında Sayın Cumhurbaşkanımızın temsilcisidir. Biz de siyasi anlamda temsilcisiyiz. Kulvarlarımız farklı. Birbirimiz arasında alt üst ilişkisi yoktur. Bunu da zaten sahada çalışarak herkese göstermiş olacağız. Belediyelerdeki daire başkanlıklarıyla ilgili olarak evet şehirde bir algı var. Biz bu konuda Büyükşehir Belediyesi’nden liste istedik. Mevcut daire başkanlıklarının kaçı Diyarbakırlı, kaç tanesi dışarıdan getirildi. Bunların tümüne bakacağız. Eğer getirilen kişi layıkıyla işini yapıyorsa ve başka hesaplar içerisinde değilse başımızın gözümüzün üstünde yeri var. İster Edirne’den gelsin, ister Muğla’dan. Fakat sistem olarak ben buna karşıydım, şimdi de karşıyım. Bir daire başkanlığını yapma konusunda Diyarbakır’ın kendi çocuklarından olması iyi olurdu. Tabi liyakat anlamında bu coğrafyanın çocuğu var ise ve görevini iyi yapıyorsa olmalı. Ama sırf vali değişti diye bu kadronun değişmesi, devamlılığın ortadan kaldırılması ve daha liyakatsiz birinin getirilmiş olmasına biz karşı idik, bundan sonra da karşı olmaya devam edeceğiz.”

Basın toplantısından kısa bir süre yeni yönetimiyle İl Valiliği’ne giden Şerif Aydın, açıklaması nedeniyle ters düştüğü Vali Karaloğlu ile buz kesen havada bir araya gelmişti.

Valilik makamına gelene dek de basında çıkan “Valilikte protokol krizi. AK Partililer Valiliğe üst aramasından geçirilerek alındı” haberlerini tekzip etmemiş, dolaylı olarak da doğrulamıştı.

Diyarbakır’daki basın mensuplarının ve kentte diğer siyasilerin alışık olmadığı bu gerilim karşısında Vali Karaloğlu’nun “Ankara’dan güçlü bürokrat” söylemleri de fısıltı gazetesinde şehre yayıldı.

Ancak bu kez böyle olmadı.

Vali Karaloğlu, Ankara’nın talimatıyla görevden alındı.

VATANDAŞLA GÜÇLÜ BİR BAĞ KURDU

Detaya gelmeden önce Karaloğlu’nun kentte geldikten sonra neler yaptığına bir bakalım.

Karaloğlu, 12 Haziran 2020’deki Valiler Kararnamesi’yle Diyarbakır’a Vali olarak atandı.

Atanır atanmaz da Emniyet’in, MİT’in, daire amirlerinin önüne koyduğu dosyalara ve tozlu raflardaki raporlara bakmadan bu kentin sorunlarını önce vatandaşa sordu.

Twitter hesabından “Bu kentin öncelikli sorunlarını lütfen yazın” başlıklı bir tag açtı ve kentin sorun ve taleplerine ilişkin gelen paylaşımları not etti.

O notlara tek tek baktı, yeni notlar aldı.

Kurumları tek tek ziyaret etti, öncelik bellediği işsizlik sorunlarına karşı “Bir kentin tüten bacaları olmalı” diyerek önceliği işsiz genç nüfusa istihdam yaratmaya ayırdı.

Gittiği her işletmeden yeni yatırım ve istihdam sözü almadan da çıkmadı.

Kentin tarihi ve kültürel değerlerine de sahip çıktı, vatandaşla güçlü bir bağ kurdu.

KÜRTÇE’Yİ HER ALANDA KULLANDI, SIK SIK DENGBÊJLERİ DİNLEMEYE GİTTİ

Örneğin twitter hesabından “Diyarbakır’ın Bülbülü”, Dengbêj Seyitxanê Boyaxçi için taziye mesajı yayınladı ve bir klam bıraktı askıya…

Dengbêj Evi’ni zaman zaman ziyaret ederek, Meclis’te “anlaşılmayan bir dil” olarak kayda geçen Kürtçe klamları dinlemeye gitti.

Belediye bünyesinde Kürtçe dil kursu açtı ve kaydını ilk yaptıran kişi oldu.

“KeremKe” diye bir tag açtı ve her fırsatta bu ifadeyi kullandı.

Bir dönem “Mezopotamya” lafını kullandığı için DGM koridorlarında soruşturmalık olunmasına aldırmadan bu coğrafi terimi sıkça kullandı ve Fuar alanının adı olmasında büyük emeği geçti.

Zaman zaman açılışlarda ve sosyal hesaplarında Kürtçe “Rojbaş”, “Şevbaş” ifadelerini kullandı.

Geçen hafta Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Doğunun Kanatları” programı kapsamında Meleyê Cizîrê, Feqiyê Teyran ve Ehmedê Xanî’nin eserlerini ve düşüncelerini konu alan “Faqi’den Tuale Resim Sergisi”nin açılışında Kürtçe’ye dair şu ifadeleri kullandı:

“Amacımız Kürtçeyi yaşatmak ve geliştirmek, Kürtçenin klasik eserlerini gençlik ve bugünün gençliğiyle buluşturmak ve Kürtçe eserleri herkesin kütüphanesinde, kendi kütüphanelerimizde, kurumların kütüphanelerinde bulunabilmesini kolaylaştırmak. Yani bizim medeniyetimizi mayalayan büyük şahsiyetlerin bize bırakmış olduğu en büyük miras olan kitaplarına erişimi ve ulaşımını kolay kılmak istiyoruz. Bu konuda Sayın Bakanımızın gerçekten Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile bize güven duyup bu çalışmayı yapmasından dolayı çok teşekkür ediyorum. İnşallah bu yeni baskılarla Klasik Kürtçe eserler çok daha fazla insanın kütüphanesinde ve elinde olacak.”

Bakımsızlıktan yıkılmak üzere olan Dünya Mirası Diyarbakır Surlarında “Sur’larda Diriliş” adıyla çok önemli projeyi başlattı.

Yine Ramazan Bayramı nedeniyle Valilik bahçesinde düzenlenen programda CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve İYİ Parti İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu ile samimi sohbetleri objektiflere yakalandı.

“KÜRDİSTAN” ALBÜMÜ VE DEVLET BAHÇELİ ORMANI

AK Parti iktidarında yelpazeyi geniş tutan bir profil çizen Vali Karaloğlu’nu koltuğundan eden gelişme 24 Mart 2022 tarihinde yaşandı.

O tarihlerde Turizm Fuarı nedeniyle kente gelen Erbil Valisi Omed Xoşnaw ve beraberindeki heyet, Vali Karaloğlu’nu ziyaret ederek, kendisine “Kürdistan” isimli bir albüm hediye etti.

Vali albümdeki isimden gocunmadı, çekilen resmi Valilik hesabından da paylaştı.

İşte ‘kıyamet’ de burada koptu.

Başta MHP olmak üzere milliyetçi kesimler, kentte daha önce gündem olan ancak askıya alınan “Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı”nı da gerekçe göstererek, durumu MHP Lideri Bahçeli’ye iletti.

Sosyal hesaplardan da Şehit ve Gazi Aileleri Vakfı, ülke genelinde “Vali görevden alınsın” çağrısı yaptı.

Bu süreçte sürpriz gelişme oldu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Vali Münir Karaloğlu’nu “özel” olarak Ankara’ya çağırdı.

Vali gitti mi, bu konuya dair savunma mı verdi orası muamma.

Ama sonuca bakılırsa Vali Karaloğlu, “Kürdistan Albümü” nedeniyle, Devlet Bahçeli ve İçişleri Bakanı Soylu’nun isteğiyle görevden alınmış oldu.

Diyarbakır’ın hafızası güçlüdür.

Diyarbakırlı, insani değerlere hep sahip çıkmıştır tarih boyunca.

Bir adıma iki adımla gitmiştir hep.

Hiç unutmam, 1990’lı yıllarda bir vali gelmişti Diyarbakır’a.

İsmi Doğan Hatipoğlu’ydu.

Devleti temsil eden makamda kapısı hep açıktı.

Ulucami önündeki kahvehaneye gidip yaşlı amcalarla sohbet eder, Dağkapı’da halkla ciğer yer, ayakkabısını Nebi Cami önündeki boyacılarda boyatır, Dörtyol’da meyan kökü şerbetini içerdi.

Halkla iç içeydi.

Toplumla iyi iletişim kurmuştu.

Her ne olduysa 2 yıl sonra merkeze alındı.

Üzgündü Diyarbakır. Kent halkı ilk kez bir “vali geri gelsin” diye imza kampanyası başlatmıştı.

O gitti, sonra cesur bir emniyet müdürü geldi.

Onun da ismi Gaffar Okan’dı.

Karanlık güçler, halkla iç içe olan bu yüreği sindiremedi.

Ona da kıydılar…

Tüm bunları niye anlattım;

12 Haziran 2020’deki Valiler Kararnamesi’yle bu kente yeni bir vali atanmıştı.

İsmi Münir Karaloğlu’ydu.

Kendisiyle tanışma fırsatına erişemeden o da gitti.

Kararname ile Diyarbakırlıların sevgisini ve saygısını kazanan bir Valisi daha gitti.