Ekoabori

GÜNSİAD’dan tarihi süreç vurgusu: Silahlar susmalı, hukuk konuşmalı

ŞERİFE DENİZ BULUT

Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu, Türkiye’de 1 …

ŞERİFE DENİZ BULUT

Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu, Türkiye’de 1 Ekim 2024’ten itibaren yaşanan gelişmeleri “tarihi bir eşik” olarak nitelendirdi.

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen “Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan Bedirhanoğlu, yeni çözüm sürecine güçlü destek verdiklerini vurguladı. Bedirhanoğlu, silahların tamamen devre dışı bırakılmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısı yaptı. Bedirhanoğlu ayrıca, Leyla Zana’ya yönelik kullanılan nefret dilini sert sözlerle kınarken, Diyarbakır’da artan çeteleşme, uyuşturucu ve fuhuş tehdidine karşı toplumsal seferberlik çağrısında bulundu.

GÜNSİAD Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Geride bıraktığımız yılda ülkemiz açısından son derece önemli gelişmelere tanıklık ettik. Türkiye, 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren çok önemli bir süreç yaşıyor. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partili yetkililerle tokalaşmasıyla başlayan ve ardından son derece olumlu mesajlarla ilerleyen yeni çözüm sürecinde, 15 ayda birçok tarihi dönüm noktasından geçildi.

“ATILAN BU ADIMLAR TARİHİ BİR ÖNEM TAŞIMAKTADIR”

Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine örgütün kendini feshettiğini ve silahları bıraktığını ilan etmesi, Türkiye sınırları içindeki silahlı unsurların sınır dışına çıkarılması, çatışma riskine mahal vermemek adına sınır bölgelerinden çekilindiğinin açıklanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulması ve toplumun farklı kesimlerinin bu komisyonda dinlenmesi son derece önemli adımlardır. Bizler de GÜNSİAD olarak bu komisyona davet edilerek görüşlerimizi ifade etme fırsatı bulduk. Yine üç komisyon üyesinden oluşan bir heyetin İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmesi ve Meclis’te yer alan siyasi partilerin sürece dair raporlarını hem Meclis Başkanlığı’na hem de kamuoyuna sunması, sürecin ciddiyetini ve kapsamını göstermektedir.

Atılan bu adımlar tarihi bir önem taşımaktadır. Çok şükür ki sürecin başlamasından bu yana bir çatışma haberi almıyor, insanlarımızın yaşamlarını yitirmesine tanıklık etmiyoruz. Bu noktaya gelinmiş olması, hepimize çok daha büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Silahın ve şiddetin gündemimizden tamamen çıkması için hep birlikte yoğun bir çaba göstermek zorundayız. Kat edilen bu kıymetli mesafenin daha ileriye taşınması ancak hukukla mümkündür. Hukuk, toplumsal barışın hizmetine sunulmalı; hem çatışmayı doğuran nedenleri hem de çatışmanın yarattığı izleri ortadan kaldırmalı, aynı zamanda toplumsal taleplere demokratik çözümler üretmelidir.

“HUKUK VE DEMOKRATİKLEŞME REFORMU HAYATİ ÖNEMDE

GÜNSİAD olarak, silahları bütünüyle devre dışı bırakacak yasal düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, farklı toplumsal kesimlerin taleplerini dikkate alan kapsamlı bir hukuk ve demokratikleşme reformunun hayati önemde olduğuna inanıyoruz. Başta Meclis’te temsil edilen siyasi partiler olmak üzere, ülkede huzur ve istikrarın tesis edilmesini isteyen herkesi bu hukuk seferberliğine katkı sunmaya davet ediyoruz. Atılacak hukuksal adımlar sürece olan inancı güçlendirecek, toplumsal desteği artıracaktır.

İş dünyası olarak bölgenin ekonomik kalkınmasına dair taleplerimizi de bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Bölge yatırımcılarının finansmana erişiminin kolaylaştırılması, GAP Projesi’nin hızlandırılarak tamamlanması, ticaret ve turizmi canlandıracak şekilde hava ulaşımında sefer sayılarının artırılması, karayolu ve demiryolu altyapısının hızla tamamlanması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca istihdama ciddi katkı sunan ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle büyük bir kriz yaşayan emek yoğun tekstil sektörünün ayakta kalabilmesi için gerekli muafiyetlerin ve desteklerin sağlanması gerektiğini yetkililere sizlerin aracılığıyla iletmek istiyoruz.

Çözüm süreçleri aynı zamanda birer inşa sürecidir. Bu süreci başarıya taşıyacak en önemli unsurlardan biri de kullanılan dil ve üsluptur. Barışa ve uzlaşıya hizmet etmeyen bir dil, süreci zedeleyebilir. Derdi çözüm olan herkes, kullandığı dile son derece dikkat etmeli, her sözün yaratacağı etkiyi hesaplayarak konuşmalıdır. Farklı kimlik ve aidiyetleri incitecek, kışkırtıcı söylemlerden özellikle kaçınılmalıdır.

Tam da bu dönemde siyasetçi Leyla Zana’ya yönelik kullanılan nefret dilini ve üslubu asla kabul etmiyor, şiddetle kınıyoruz. Leyla Zana ismi üzerinden körüklenen Kürt karşıtlığını ve süreci sabote etmeye dönük girişimleri son derece tehlikeli buluyoruz. Bu tuzaklara düşülmemeli, çözüm sürecini zayıflatacak yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Ülkemizin önünde tarihi bir fırsat bulunmaktadır. Bu fırsatın doğru değerlendirilmesi ve kalıcı bir istikrarın sağlanması için GÜNSİAD olarak ilk günden bu yana sürecin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bundan sonra da her türlü sorumluluğu almaya ve katkı sunmaya hazır olduğumuzu kamuoyuna ifade ediyoruz. İnancımız odur ki bu kez hep birlikte başaracağız.

“ÇETELEŞME, UYUŞTURUCU VE FUHUŞA KARŞI YOPLUMSAL MÜCADELE”

Son olarak kentimiz Diyarbakır’la ilgili ciddi kaygılarımızı da paylaşmak istiyoruz. Çeteleşme ve çetecilik faaliyetleri, gençlerimizi tehdit eden uyuşturucu kullanımındaki artış ve toplumun ahlaki yapısını zedeleyen fuhuş faaliyetleri, kentimizin huzurunu ve geleceğini tehdit etmektedir. Bu sorunlarla mücadele için mülki ve yerel yöneticiler başta olmak üzere tüm kesimlerin ortak bir mutabakatla hareket etmesi gerekmektedir. Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve toplumun tüm dinamikleri bu mücadelenin parçası haline getirilmelidir. Bu mücadele süreklilik arz etmeli, bir kampanya ruhuyla toplumsal bir duyarlılık yaratılmalıdır. Başta sorumluluk sahibi olanlar olmak üzere herkesi bu olumsuzluklara karşı etkili bir mücadeleye davet ediyoruz. Kamuoyuna saygılarımızla.”

Ekoabori