Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Diyarbakır’da çekirge istilası yaşanabilir

Dicle Üniversitesi Zooloji Profesörü Ali Tatar, iklim değişikliğinin hayvan popülasyonunu da etkilediğini belirterek, Çermik, Çermik ve Kulp’ta çekirge istilası uyarısında bulundu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Ocak ayı, Türkiye’de son yarım asrın en sıcak ayı olarak kayda geçti. Mevsimlerdeki dengenin şaşması, bazı yerlerin beklenenden daha fazla yağış alması, bazı bölgelerin ise kurak geçmesi doğadaki bazı […]

Diyarbakır’da çekirge istilası yaşanabilir
  • 28 Şubat 2024 22:47
  • 9 Nisan 2024 00:56

Dicle Üniversitesi Zooloji Profesörü Ali Tatar, iklim değişikliğinin hayvan popülasyonunu da etkilediğini belirterek, Çermik, Çermik ve Kulp’ta çekirge istilası uyarısında bulundu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Ocak ayı, Türkiye’de son yarım asrın en sıcak ayı olarak kayda geçti. Mevsimlerdeki dengenin şaşması, bazı yerlerin beklenenden daha fazla yağış alması, bazı bölgelerin ise kurak geçmesi doğadaki bazı dengeleri değiştirdi. Dicle Üniversitesi Zooloji Profesörü Ali Tatar, “Sıcaklıkların artması ve yağış miktarının azalması ile çekirge istila sayılarının artacağı ve istila alanlarının genişleyeceği öngörülüyor” dedi.

KULP, ÇÜNGÜŞ, ÇERMİK’E DİKKAT!

Dengesiz hava sıcaklıkları, iklim değişimleri beraberinde birçok sorunu getiriyor. Yapılan bilimsel araştırmalara göre hava sıcaklıkların yüksek olması ile çekirge istilalarını arttığı tespit edildi. Dicle Üniversitesi Zooloji Profesörü Ali Tatar,  “Diyarbakır’ın Kulp İlçesi, Çüngüş, Çermik, Siverek alanları istila alanları olduğunu sıklıkla duyuyoruz” dedi. Çözüm önerileri de sunan Tatar, “Genelde ilaçlama yapılıyor ama biz daha çok ördekler, kuşlar, hindilerin beslenmesini öneriyoruz” diye konuştu.

Dengesiz iklim değişimleri ve hava sıcaklıklarının beraberinde birçok sorunu getirdiğini anlatan Prof. Tatar, şöyle devam etti:

“Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü, 1985-2002 yılları arasında çekirge istilaları üzerinde araştırma yapıyor. 1985’ten tutun 2002’e kadar nereye kadar istila etmiş ne kadar sürü oluşturulmuş, alanları hakkında bilgiler toplanmış. Ve toplanan veriler ve yapılan analizler sonucu çöl çekirgelerinin istilaları ile hava sıcaklığı ve yağış miktarı arasında önemli bir bağlantı olduğu ortaya çıkmış. İstilaların en çok yaşandığı yıllar 2019-2020 yılları. Böyle giderse, sıcaklıklar artması ve yağış miktarının azalması istila sayılarının artacağı ve istila alanlarının genişleyeceği öngörülüyor. Çöl çekirgeleri istilalarından mustarip olan ülkeler Fas, Pakistan, Kenya ve daha çok Afrika ülkeleri, Çin’e kadar gidebiliyor bu istilalar İran üzerinden bize gelmiyor ama yapılan araştırmalar sonucu bu alanın genişleyeceği, böyle giderse bizimde bu istila alanlarında olacağımızı öngörülüyor.”

“GIDA GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE GİRİYOR”

Olası bir çekirge istilasının gıda güvenliğini tehlikeye atabileceğini belirten Tatar, “Çöl çekirgeleri çok tehlikeli. Onları kontrol altına almamız çok zor. Gıda güvenliği tehlikeye giriyor. O kadar değişik alanları istila ediyorlar ki inanılmaz sayıya ulaşıyorlar. Bir günde 35 bin kişinin gıdasını yok edebiliyorlar. Ekili alanları mahvediyorlar. Diyelim ki tarları ektik ve birden bir istila oldu o anda müdahale edemezsiniz. Yani bunun için gözlem yapmamız lazım. Özellikle bu zirai araştırmalar, tarımsal araştırmalar konusunda dikkatli olmak ve gözlem yapmak gerekir diye düşünüyorum” dedi. Bölgemizde çekirge istilası olan kent ve ilçeler hakkında konuşan Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Normalde bir çekirge yılda iki kere döl veriyor olsun, bu sıcaklık süresi arttığında bu döl verme süresi daha fazla olacak dolayısıyla daha fazla yumurta meydana gelecek. Kış gelince çekirgeler ölmüyor; onların yumurtaları şuan toprak altında. Yumurtalar açılmaya başladığında sayılar artmaya başlayacak. İki döl vermek yerine hava sıcaklığına bağlı olarak kat kat döl verdiklerini düşünün. Özellikle Hakkâri, Bingöl, Diyarbakır’ın Kulp, Çüngüş, Çermik, Siverek alanları istila alanları olduğunu sıklıkla duyuyoruz. İlaçlıyorlar yok olduğunu sanıyorlar hâlbuki yok olmuyorlar. Bunlar değişik bir faza giriyor. Aşırı şekilde üreme meydana geliyor, saldırganlaşıyor, şekilleri değişiyor. Çekirgeler sürü halindeyken renkleri bile değişebiliyor. Sürü halindeyken daha tehlikeli oluyorlar. Boyları küçülüyor ama saldırganlaşıyor. Kendi bölgemiz için söyle söyleyeyim, bir hafta sonra hava sıcaklığına bağlı yumurtalar açılmaya başlayacaktır. Bunların gözlemlenmesi lazım, sürü oluşturmaları ile ilgili araştırmalar yapılması lazım.”

ÇİN’DEKİ ÖRDEK ORDUSUNU ÖRNEK VERDİ

Çözüm önerileri de sunan Tatar, “Genelde ilaçlama yapılıyor ama biz daha çok ördekler, kuşlar, hindilerin beslenmesini öneriyoruz. Daha çok kuşlar kullanmak daha iyi olur. Hatta bence bu hayvanların köylülere dağıtılması lazım. Bu böcekleri bir nebze temizlemiş olur. Böyle bir yöntem ilaçtan daha iyi. Çin’de bir ördek ordusu var. Böyle istilalar olduğunda orduyu salıyorlar, eskiden Osmanlı’da da varmış. Sığırcık kuşlarını çekirge istilası olan yerlere taşıyorlarmış. Ördekler çok kullanılıyor. Hatta Adıyaman’da bir muhtar keklik yetiştirip doğaya salıyorlarmış ilaç kullanmadan sorunu çözüyorlar” diye konuştu.