
VEYSİ POLAT Diyarbakır’da oynanan Amedspor-Iğdır FK karşılaşmasını skor tabelasına bakarak anlatmak, olup biteni eksik bırakır. Çünkü bu gece Diyarbakır Stadyumu’nda oynanan şey yalnızca 90 dakikalık bir futbol değildi. O maç; hafızanın, itirazın, onurun ve uzun süredir bastırılmak istenen bir sesin sahaya ve tribünlere taşınmış hâliydi. Amedspor kazandı. Hem de net kazandı. 3-0’lık skor, sahadaki oyunun […]
VEYSİ POLAT
Diyarbakır’da oynanan Amedspor-Iğdır FK karşılaşmasını skor tabelasına bakarak anlatmak, olup biteni eksik bırakır.
Çünkü bu gece Diyarbakır Stadyumu’nda oynanan şey yalnızca 90 dakikalık bir futbol değildi.
O maç; hafızanın, itirazın, onurun ve uzun süredir bastırılmak istenen bir sesin sahaya ve tribünlere taşınmış hâliydi.
Amedspor kazandı.
Hem de net kazandı.
3-0’lık skor, sahadaki oyunun adil karşılığıydı.
Moreno iki kez ağları buldu, Diagne bir gol attı.
Kaçan penaltılar, sayılmayan goller bile bu üstünlüğü gölgeleyemedi.
Amedspor ilk yarıyı lider kapattı.
Bu, istatistik olarak yazılacak.
Ama Diyarbakır’da o gece kimse liderliği yalnızca puan tablosundan okumadı.
Çünkü tribünlerde başka bir gündem vardı.
Son haftalarda Leyla Zana’ya yönelik, Bursa’dan başlayıp Batı tribünlerine yayılan ırkçı ve cinsiyetçi saldırılar, Diyarbakır’da cevapsız bırakılmadı.
25 bin kişi tek bir ağızdan “Leyla Zana onurumuzdur” derken, bu slogan bir tezahürat olmanın ötesine geçti.
O söz, bu kentin hafızasından süzülen bir itirazdı.
Bir hatırlatmaydı.
Bir sınır çizgisiydi.
Leyla Zana tribündeydi.
Alkışlandı, selamlandı.
Diyarbakır Valisi’nin tokalaşması da, bu tablonun ne kadar çok katmanlı olduğunu gösteriyordu.
Spor, siyaset, hafıza…
Bu şehirde bunlar hiçbir zaman birbirinden ayrı olmadı.
Sahada futbol konuşulurken tribünlerde tarih konuşuluyordu.
Gecenin bir başka simgesel anı ise Moreno’nun golleriyle birlikte tribünde yaşandı.
Dünya futbolunun efsane isimlerinden Carlos Valderrama, damadının attığı golleri Diyarbakır’da, Kürtçe müzik eşliğinde oynayarak kutladı.
Bu görüntü, belki de gecenin en sade ama en güçlü fotoğrafıydı.
Futbolun dili evrenseldir denir ya; Diyarbakır’da o dil, o gece Kürtçe ritimle, Kolombiya gülümsemesiyle birleşti.
Ve Diagne…
Gol attıktan sonra Şehmus Özer’in fotoğrafının olduğu tişörtü tribünlere gösterdi.
Bir gol sevincinden çok daha fazlasıydı bu.
Amedspor’un kaybettiklerini, unutmadıklarını ve unutturmayacaklarını hatırlatan sessiz ama çok güçlü bir andı.
Amedspor bugün ligin zirvesinde olabilir.
Ama bu takımın meselesi yalnızca Süper Lig değil.
Amedspor, yıllardır futbol sahasında kendisine çizilen dar alanı reddediyor.
Kazandığı her maçta, “Biz buradayız” demekle yetinmiyor; “Nasıl var olduğumuzu da siz belirleyemezsiniz” diyor.
Diyarbakır’da o gece futbol vardı, evet.
Ama daha çok onur vardı.
Hafıza vardı.
Ve yüksek sesle söylenmese bile herkesin bildiği o cümle havada asılıydı:
Bu bir maç değildi.
AK Partili Orhan Miroğlu’ndan Suriye ve Kürtler çıkışı20 Ocak 202616:56 Şam’da Rojava çıkmazı: Mazlum Abdi, Şara ile görüşmeyi yarıda kesti19 Ocak 202622:50 DEM Parti’den olağanüstü karar: Sınıra gidiyorlar19 Ocak 202622:37 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi: Karla mücadele devam ediyor19 Ocak 202609:39 Diyarbakır’ı kar vurdu; Sur Belediyesi gün doğmadan sahaya indi19 Ocak 202609:00