Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

ABD-Türkiye İş Konseyi’nin yeni başkanı Hamdi Ulukaya’nın parmak ısırtan hikayesi

ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi’nin başkanlığına Chobani’nin Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya oldu. ABD Ticaret Odası, yaptığı açıklama ile Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya’nın ABD-Türkiye İş Konseyi’nin yeni başkanı olarak görev yapacağını duyurdu. Açıklamada görüşlerine yer verilen ABD Ticaret Odası Başkanı Suzanne Clark, “Chobani ve CEO’su Hamdi Ulukaya, Amerikan ve Türk iş çevrelerinin ortak […]

ABD-Türkiye İş Konseyi’nin yeni başkanı Hamdi Ulukaya’nın parmak ısırtan hikayesi
  • 2 Mayıs 2023 21:49

ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi’nin başkanlığına Chobani’nin Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya oldu.

ABD Ticaret Odası, yaptığı açıklama ile Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya’nın ABD-Türkiye İş Konseyi’nin yeni başkanı olarak görev yapacağını duyurdu. Açıklamada görüşlerine yer verilen ABD Ticaret Odası Başkanı Suzanne Clark, “Chobani ve CEO’su Hamdi Ulukaya, Amerikan ve Türk iş çevrelerinin ortak girişimci ruhunu temsil ediyor.” değerlendirmesinde bulundu. Ulukaya’nın dinamik liderliğini ve inovasyona olan bağlılığını ikili ilişkilere taşıyacağını aktaran Clark, ABD ve Türkiye arasındaki ticaret ile yatırım ilerlemeye devam ederken ve şubat ayındaki yıkıcı depremlerin ardından toparlanma çabaları hızlanırken ABD Ticaret Odası’nın Ulukaya ile birlikte çalışmayı dört gözle beklediğini kaydetti.

Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya da iş liderleri olarak sektörlerin ve toplulukların, geleceği şekillendirme gücü ve sorumluluğuna sahip olduklarını belirtti. Ulukaya, “Olumlu değişimi yönlendirmek ve herkes için daha adil ve sürdürülebilir bir dünya yaratmak için ortak bilgimizi ve kaynaklarımızı kullanmak ve iş birliği yapmak için ABD-Türkiye İş Konseyi’ne katılmaktan onur duyuyorum.” ifadesini kullandı.

Hamdi Ulukaya, iş konseyinin; Türkiye ve ABD halklarını bir araya getirmenin, bağlantılar kurmanın ve iki ülke için müreffeh bir ilişki geliştirmenin güçlü ve etkili bir yolu olarak hizmet ettiğini kaydetti.

ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi’ni, eski Coca-Cola’nın Başkanı ve CEO’su Muhtar Kent ile 16 Mayıs 2013’te kurmuştu.

Ulukaya’nın parmak ısırtan hayat hikayesi

Chobani yoğurt markasını kısa sürede sıfırdan zirveye taşıyarak son yıllarda adından sıkça söz ettiren Kürt iş adamı Hamdi Ulukaya, Amerika’da hakkında en çok konuşulan ve bir o kadar da merak edilen girişimcilerin başında geliyor. Ulukaya, son olarak iş dünyasının Nobel’i olarak görülen Oslo Business for Peace ödülünün sahibi oldu.

Yaptığı her açıklama ve başlattığı her proje ile haftalarca medyada ve sosyal medyada gündem olan Chobani Firması’nın sahibi Hamdi Ulukaya, yaptığı bağışlarla “toplumsal yarar gözeten iyi kalpli marka” algısı yaratırken, başlattığı projelerle de “yenilikçi marka” imajı yaratarak Amerikalı tüketicinin kabinde milyarder bir iş adamı olmanın ötesinde aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleri ile taht kurmayı başardı.

İngilizce öğrenmek amacıyla 1994 yılında geldiği New York’ta bir gün dünyanın en çok konuştuğu isimlerden biri olacağı söylense her halde buna en son inanan kişi kendisi olurdu. New York’un büyülü atmosferi ve her an sıradan hayatları zirveye taşıyacak potansiyelinin farkına vardığında, herkes gibi Hamdi Ulukaya da daha önce hiç kuramayacağı hayallerin peşine düşmeye başladı: Bir iş kurup çok hızlı bir şekilde büyük paralar kazanmak!

Chobani Şirketi’nin sahibi Erzincanlı Kürt iş adamı Hamdi Ulukaya da sıfırdan zirveye yolculuğunu yalnızca New York’ta başarabilirdi.

Yoksul toplumlar büyük kahramanlar çıkartmayı sever. New York da yoksulların en çok olduğu şehirlerin başında gelmesine rağmen, hala yoksul ülkelerden en çok göç alan şehirlerden biri. Her yıl on binlerce kişi hayallerinin peşinde gitmek ve kendi hayatlarının kahramanı olmak için New York’a geliyor. Bazılarının hayali daha iyi bir eğitim ve kariyer imkânı, bazılarının daha iyi bir yaşam ve yeteneklerini geliştireceği bir ortam, bazılarınınki de daha özgürce kendini ifade edeceği ve fırsatları değerlendireceği koşullar…

New York’u, New York yapan yegâne şey zaten bir fırsatlar şehri olması. Öyle bir şehir düşünün ki dibe vurup evsiz kalan, dilencilik yapan, hapse girenlerin hayatları bile sihirli bir değnek değmiş gibi bir anda değişebiliyor, kısa bir süre önce New York’ta 10’uncu dükkanını açan Silvanlı Pizzacı Hakkı Akdeniz’in de yaşadıkları gibi.

Erzindan’dan dil öğrenmeye gitti

Chobani Şirketi’nin sahibi Erzincanlı Kürt iş adamı Hamdi Ulukaya da sıfırdan zirveye yolculuğunu yalnızca New York’ta başarabilirdi. New York’ta hayat o kadar hızlı akıyor ki, 24 saate birçok yaşamı sığdırmak mümkün, yıllara bir hayatı sığdırmak da bir o kadar zor. Hamdi Ulukaya da yıllarca çok çalıştı, büyük zorluklarla karşılaştı, önemli deneyimler elde etti ancak istediği noktaya gelmesi pek kolay olmadı. Ta ki bir gün aniden parlak bir fikirle ortaya çıkana kadar. Gerisini zaten her gün medyadan takip ediyorsunuz…

Ulukaya belki de hayatta her şeyini o “parlak fikir”e borçlu. Yani parlak olduğu kadar da basit ve gündelik hayatta herkese ve her cebe hitap eden bir ürün olan meyveli yoğurt fikrine. Hiç kuşkusuz, Hamdi Ulukaya aynı başarıyı belki organik çorba, tahinli pekmez, fındık ezmesi gibi ilk etapta basit gelen bir fikirle de yakalayabilirdi. Önemli olan bir ihtiyaca cevap veren, her gün tüketilebilen ve yeniden satın alınabilen, fiyatı ucuz, lezzetli ve “sağlığa yararlı” algısının öne çıkabileceği, zengin-fakir demeden milyonlara hitan eden basit ve hızlı bir şekilde tüketilebilir bir ürün olmasıydı. Geriye sadece “sosyal yarar” ve “iyi kalpli marka” algısının yaratılması kalmıştı ki, Ulukaya son yıllarda mültecilere verdiği destek, çalışanlara verdiği hisseler, sosyal haklar ve özellikle Kobani olayları döneminde yaptığı bağışlarla medyada ve sosyal medyada yarattığı imaj sayesinde bunu fazlasıyla başardı.

Ulukaya’nın yoğurttan önceki ilk deneyimi ismi “Euphrates” yani “Fırat” olan ve hala devam eden peynircilik işiydi. Ulukaya, peynir işine girme fikrini New York’a kendisini ziyarete gelen babasından aldı. Önce bu fikri hafife alır, ancak daha sonra ciddiye almaya karar verir ve böylece Chobani yolculuğu da başlamış olur. Elbette kolay bir yolculuk olmaz Ulukaya için. Pek çok kez her şey bitme noktasına gelse de vazgeçme lüksü yoktur. Sonuç; Ulukaya 2005’te aldığı yoğurt fabrikasında iki yıllık hazırlıktan sonra 2008’de satışlara başlar ve ilk yılki geliri 20 milyon dolar olur. Takip eden dört yılda ise yıllık cirosu 75 milyon, 250 milyon, 625 milyon ve 1 milyar doları bulur. Forbes dergisine göre Ulukaya’nın kişisel serveti 1,92 milyar dolar.

Filmlere taş çıkartan bir yaşam hikayesi

Aslında Ulukaya’nın 90’larda ve 2000’lerde Amerika’da yaşadıkları tanıdık bir hikâye. 1970’lerde taşı toprağı altın diye İstanbul’a veya Almanya’ya gidip inşaat işçiliği veya fabrikalarda çalışarak zirveye çıkanlarını hayatlarını anlatan Yeşilçam filmleri gibi. Bu filmlerle büyüyen kuşağın bir temsilcisi olarak Ulukaya’nın bu hikayelerden ne kadar etkilendiğini tahmin etmek zor değil.

Mecburi bir göç, büyük şehirlerde zar zor koşullara rağmen vazgeçme lüksünün olmaması ve bir anda çıkan fırsatların değerlendirilmesiyle hızla elde edilen bir servet ve kahramanın kazandığı serveti ihtiyaç sahipleriyle paylaşmasıyla milyonların gözünde bir kahramana dönüşmesi kadar gerçek bir hikâyeden bahsediyoruz aslında Hamdi Ulukaya’nın hayatını anlatırken.

Son yıllarda bağışlarıyla sık sık gündeme gelen Ulukaya’ya o kadar çok talep gider ki, taleplerin çoğuna yanıt dahi veremez hale gelir. Bunun üzerine Ulukaya bir Çin atasözünde de söylendiği gibi “Balık vermeyi değil, balık tutmayı öğretmek” için yardım kampanyalarına bir de “parlak fikirleri destekleme programı”nı ekledi.

 

En etkili 100 kişi arasında yer aldı

TIME dergisi tarafından hazırlanan “2017’nin En Etkili 100 Kişisi” listesine girmeyi başaran Ulukaya’nın CEO’su olduğu Chobani yoğurt markası da kısa bir süre önce Fast Company tarafından “en yenilikçi şirketler” arasında gösterildi. Ulukaya Amerika’da birçok kez “yılın iş girişimcisi / iş adamı” seçilirken, Obama döneminde Beyaz Saray’da “Global Girişimcilik” komitesinde yer almıştı. Ulukaya, BM’de de birçok kez konuşmalar yaptı.

Sosyal ve çevresel etki yaratmayı kendilerine amaç edinmiş liderlere verilen Oslo Business For Peace ödülü, Business for Peace Vakfı tarafından bu yıl onuncu kez verildi. Ulukaya, son olarak iş dünyasının Nobel’i olarak görülen Oslo Business for Peace ödülünün sahibi oldu.

İş dünyasının Nobel’i ödülünü de aldı

Ulukaya, son olarak iş dünyasının Nobel’i olarak görülen Oslo Business for Peace ödülünün sahibi oldu. Sosyal ve çevresel etki yaratmayı kendilerine amaç edinmiş liderlere verilen Oslo Business For Peace ödülü, Business for Peace Vakfı tarafından bu yıl onuncu kez verildi.