VEYSİ POLAT
İstanbul Ticaret Odası (İTO), 27 Ekim’de 80 meslek komitesinde yapılacak seçimlere hazırlanırken, Yenilikçi Ticaret Grubu’nun Yeşil Liste’si, seçim yarışına farklı bir iddiayla katılıyor. İTO Başkan Adayı İrfan Tutacak, mevcut yönetim ile değişim iddiasındaki gruplardan ayrı bir çizgi oluşturduklarını belirterek, asıl hedeflerinin yalnızca yönetimi değiştirmek değil, iş dünyasının karar alma süreçlerine katılımını artırmak olduğunu söylüyor. Tutacak’ın “3. Yol” olarak tanımladığı yaklaşım, İstanbul’daki sektörler arasında dayanışma ağları kurmanın yanı sıra Türkiye’nin farklı kentlerindeki ticaret ve sanayi odalarıyla ortak bir çalışma zemini oluşturmayı da içeriyor.
144 yıllık geçmişe ve 820 bin üyeye sahip İTO’da seçimlerin düşük katılımla gerçekleşmesi, sektörlerin temsili ve oda kaynaklarının kullanımına ilişkin tartışmalar, Yeşil Liste’nin kampanyasında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Tutacak, 2022 seçimlerinde gözlemlediği tablonun kendisini bu alanda çalışmaya yönelttiğini belirterek, İTO’nun ekonomik büyüklüğünün üyeler arasındaki dayanışmaya ve ortak çözüm üretme kapasitesine yeterince yansımadığını savunuyor.
İTO’DA BÜYÜK TARTIŞMA: ÜYELİK Mİ, ETKİN TEMSİL Mİ?
İTO seçimlerinin temel sorunlarından birinin üyelerin önemli bir bölümünün seçim sürecine katılmaması olduğunu belirten Tutacak, önceki seçimde yaklaşık 47 bin kişinin sandığa gittiğini ifade ediyor. Tutacak, bu katılım düzeyinin odanın temsil kapasitesini sınırladığını düşünüyor.
İTO’nun 80 meslek komitesinde yürütülen seçimlerin, sektörlerin yönetimdeki temsili açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Tutacak, düşük katılımın mevcut yapıların uzun yıllar yönetimde kalmasını kolaylaştırdığını savunuyor. “820 bin seçmenin yalnızca 47 bini seçime gitmiş” diyen Tutacak, seçimlere katılımın artırılması gerektiğini belirtiyor. Üyelerin önemli bir bölümünün İTO’nun seçimle oluşan yönetim yapısından haberdar olmadığını öne süren Tutacak, saha çalışmaları sırasında bu durumla sık sık karşılaştıklarını anlatıyor. Tutacak, “İnsanlarımızın çoğu İstanbul Ticaret Odası’nı sanki devlet tarafından memur atanıyormuş gibi düşünüyor. Seçimle geldiğinden haberi olmayan sektör temsilcileri var” diyor. Yeşil Liste’nin bu nedenle seçim kampanyasını yalnızca aday ve projelerin tanıtımıyla sınırlamadığını belirten Tutacak, üyelerin odanın işleyişi hakkında bilgilendirilmesini ve sandığa katılımın artırılmasını öncelikli hedefleri arasında gösteriyor.
27 Ekim’de yapılacak seçimlere ilişkin çağrısında, iş insanlarının kendi oylarını kullanmakla yetinmeyip çevrelerindeki diğer üyeleri de sandığa yönlendirmelerini isteyen Tutacak, İTO’nun önce kendi üyeleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini vurguluyor.

“3. YOL”: MEVCUT YÖNETİMİN DEĞİL, SEKTÖRLERİN GÜNDEMİ
Tutacak’ın İTO seçimlerine yönelik çalışmaları 2022’de, bir arkadaşının komite adaylığı nedeniyle seçim sürecini yakından izlemesiyle başladı. Yaklaşık 600 bin seçmenin bulunduğunu belirttiği dönemde sandığa gidenlerin sayısının sınırlı kalması, ona göre İTO’nun sahip olduğu potansiyelin yeterince kullanılmadığını gösteriyordu. Bu gözlemden hareketle iş dünyasını ortak sorunlar etrafında buluşturacak bir yapı kurmayı düşündüğünü anlatan Tutacak, 2024 Kasım’ından itibaren sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarını artırdıklarını söylüyor. İstanbul’un 39 ilçesinde toplantılar düzenlediklerini, farklı sektörlerden temsilcilerin yer aldığı komisyonlar oluşturduklarını belirten Tutacak, 21 kişilik Yenilikçi Ticaret Grubu sekreteryasının da bu çalışmaların bir parçası olduğunu ifade ediyor.
Tutacak, İTO’daki siyasi ve yönetsel ayrışmayı iki grupla sınırlı görmediklerini belirterek, “İstanbul Ticaret Odası’nda yıllardır iki grup var. Biri mevcut yönetimin desteklediği grup, diğeri değişim grubu. Biz üçüncü bir grubun, üçüncü bir yolun olması gerektiğine inandık” diyor.
“3. Yol” tanımının, mevcut yönetimin devamı ya da yalnızca yönetim değişikliği iddiasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tutacak, Yeşil Liste’nin oda yönetimine farklı sektörlerin sorunlarını birlikte ele alan bir yaklaşım kazandırmayı hedeflediğini söylüyor.
Bu yaklaşımın seçim sonrasına da taşınmasını istediklerini belirten Tutacak, 80 meslek komitesinin sorunlarını düzenli olarak takip edecek, çözüm önerileri geliştirecek ve bunları kamuoyuyla paylaşacak kurumsal bir yapı oluşturmayı amaçladıklarını dile getiriyor.
SEKTÖR SORUNLARINDAN FİNANSMANA: İTO’NUN GÜCÜ NASIL KULLANILACAK?
Yeşil Liste’nin ekonomi yaklaşımında öne çıkan başlıklardan biri, İTO’nun kurumsal gücünün işletmelerin sorunlarının çözümünde daha etkin kullanılması. Tutacak, oda yönetiminin yalnızca üyelerin işlemlerini yürüten bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini savunuyor.
Sektörlerin yaşadığı sorunların birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Tutacak, öncelikle hangi alanların daha acil sorunlarla ve daha yüksek risklerle karşı karşıya olduğunun belirlenmesini, ardından ilgili sektör temsilcileriyle çözüm süreçlerinin yürütülmesini istiyor.
“Tek tek sektörlere girersek çıkamayız. Ben İstanbul Ticaret Odası’nı bir bütün olarak eksik görüyorum” diyen Tutacak, mevcut yönetimin şahsi tercihlere ve dar bir çevrenin ihtiyaçlarına göre hareket ettiğini düşündüğünü ifade ediyor. Bu eleştiriler Tutacak’ın mevcut yönetime ilişkin değerlendirmelerini yansıtırken, Yeşil Liste’nin kendi yönetim anlayışını bütün sektörleri kapsayan bir model üzerine kurduğunu belirtiyor.
Tutacak’a göre özellikle finansmana erişim, işletmelerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri. İTO’nun bankalar ve kamu kurumlarıyla ilişkilerinin bu alanda daha etkin kullanılabileceğini belirten Tutacak, göreve gelmeleri durumunda bankaların genel müdürlükleri ve ilgili kamu kurumlarıyla doğrudan görüşmeler yapmayı planladıklarını söylüyor.
“Biz kimseye para dağıtmayacağız. İstanbul Ticaret Odası’nın dağıtılacak bir parası yok” diyen Tutacak, hedeflerinin düşük maliyetli finansman, uygun geri ödeme koşulları ve farklı destek mekanizmalarının işletmelere ulaştırılması olduğunu ifade ediyor.
Tutacak, “Bankalarla sorunu varsa odanın gücünü kullanarak bankaların genel müdürleri ve merkezleriyle masaya oturacağız” sözleriyle, oda yönetiminin işletmeler ile finans kuruluşları arasında daha güçlü bir müzakere zemini oluşturmasını istediklerini belirtiyor.
Bu yaklaşımın yalnızca Yeşil Liste’ye destek veren işletmeleri kapsamaması gerektiğini vurgulayan Tutacak, 820 bin üyeyi kapsayan bir hizmet anlayışını savunuyor. Ona göre odanın kurumsal kapasitesi, seçim dönemindeki tercihlerden bağımsız olarak bütün üyelerin yararına kullanılmalı.

İTO, İSTANBUL’UN KENT SORUNLARINDA DA SÖZ SAHİBİ OLMALI
Tutacak’ın oda yönetimine ilişkin önerileri ekonomik sorunlarla sınırlı değil. İstanbul’un trafik ve zaman kaybı gibi kent sorunlarında da İTO’nun daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Odanın doğrudan görev alanı dışında kalan konularda bile sahip olduğu temsil gücüyle katkı sunabileceğini belirten Tutacak, yerel yönetimler ve merkezi idareyle ortak çalışmalar yürütülmesini istiyor. “Yerel yöneticilerle bir araya gelip trafik sorununda nasıl katkı sunabiliriz? Baskı oluşturup bunu nasıl hayata geçirebiliriz?” diyen Tutacak, İTO’nun kent ekonomisini etkileyen sorunlarda daha fazla sorumluluk alabileceğini düşünüyor.
Bu yaklaşım, Yeşil Liste’nin oda yönetimini yalnızca mesleki işlemler ve sektör talepleriyle sınırlı görmediğini ortaya koyuyor. Tutacak, İstanbul’daki ekonomik faaliyetlerin ulaşım, zaman, finansman ve kamu politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğuna işaret ederek, iş dünyasının ortak hareket etme kapasitesini artırmayı hedefliyor.
İSTANBUL’DAN DİYARBAKIR’A: BÖLGE ODALARIYLA DAYANIŞMA HEDEFİ
Yeşil Liste’nin seçim sonrasına ilişkin hedeflerinden biri de İstanbul’daki örgütlenmeyi Türkiye’nin farklı kentlerindeki iş dünyası yapılarıyla buluşturmak. Tutacak, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki ticaret ve sanayi odalarıyla daha yakın ilişkiler geliştirmek istediklerini söylüyor.
Yenilikçi Ticaret Grubu çevresindeki iş insanlarının önemli bir bölümünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan İstanbul’a gelen kişilerden oluştuğunu belirten Tutacak, buna rağmen hedeflerinin yalnızca belirli bir bölgeyi temsil etmek olmadığını vurguluyor.
“Bunu Diyarbakır Odası’yla sınırlı bırakmayıp Doğu ve Güneydoğu bölgemizin tamamına yaymak istiyoruz” diyen Tutacak, Türkiye’nin farklı kentlerindeki ticaret ve sanayi odalarıyla ortak sorunlar üzerinde çalışabilecekleri bir ilişki ağı kurmayı amaçladıklarını anlatıyor.
Bu çerçevede seçim sonrasında oluşturmayı planladıkları yapının, sektörlerin sorunlarını izleyen ve ekonomik gelişmelere ilişkin öneriler geliştiren bir platforma dönüşmesini hedefliyor. Enflasyon, finansmana erişim ve işletmelerin karşı karşıya kaldığı ekonomik riskler gibi konularda ortak değerlendirmeler hazırlanmasını, bunların basın ve kamuoyuyla paylaşılmasını istiyor.

“ÇANAKKALE’DEN HAKKÂRİ’YE BİR DOSTLUK KÖPRÜSÜ”
Tutacak’ın “3. Yol” olarak adlandırdığı yaklaşımın uzun vadeli hedefi, İTO seçimlerinin ötesine geçen bir iş dünyası dayanışması oluşturmak.
İstanbul’un ekonomik büyüklüğünün Türkiye’nin diğer kentleriyle kurulacak ilişkiler üzerinden daha geniş bir iş birliği alanına dönüşebileceğini savunan Tutacak, ticaret ve sanayi odalarının yalnızca kendi üyelerinin sorunlarıyla ilgilenen kurumlar olarak kalmaması gerektiğini düşünüyor.
Seçim sonrasında 80 sektörü kapsayan daha kurumsal bir temsil modeli oluşturmak istediklerini yineleyen Tutacak, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki iş insanları arasında kalıcı ilişkiler kurulmasını hedeflediklerini belirtiyor. “İstanbul Ticaret Odası’nın, yani İstanbul’un iş dünyasının tamamını katılımcı bir yönetime dahil etmek, onlarla istişareler yapmak istiyoruz” diyen Tutacak, bu anlayışı Türkiye geneline yaymayı amaçladıklarını ifade ediyor.
Tutacak, hedeflerini şu sözlerle özetliyor: “Buradan Türkiye’nin bütün illerine uzanarak, tüm iş dünyasıyla ve tüm ticaret ve sanayi odalarıyla bağ kurmak istiyoruz. Çanakkale’den Hakkâri’ye, Van’dan Ege’ye kadar bir dostluk köprüsü kurmak ve bugüne kadar yapılmamış, bambaşka bir ticari iş dünyası anlayışı oluşturmak istiyoruz. Biz bunun adına ‘3. Yol’ diyoruz.”
27 Ekim’deki seçimler Yeşil Liste açısından öncelikle İTO’nun 80 meslek komitesinde üyelerin desteğini kazanma yarışı olacak. Ancak Tutacak’ın ortaya koyduğu hedef, seçim sonuçlarının ötesinde bir iddia taşıyor: İTO’nun temsil gücünü daha geniş bir katılımla buluşturmak, sektörlerin sorunlarına ortak çözümler üretmek ve İstanbul’dan Türkiye’nin farklı kentlerine uzanan bir ekonomik dayanışma ağı kurmak. Bu iddianın karşılık bulup bulmayacağını ise seçimdeki katılımın yanı sıra Yeşil Liste’nin vaat ettiği kurumsal yapıyı seçim sonrasında ne ölçüde hayata geçirebileceği belirleyecek.
