Ekoabori

Diyarbakır kolay lokma değil, boğazınızda kalır!

Bir kenti kent yapan bütün bu dengeler yok sayılarak kurulan her tezgah, aslında sadece bir satış noktası değil, aynı zamanda bir ihlaldir.

VEYSİ POLAT

Yıllardır kent kent dolaşan bir düzen var.

Aynı yöntem, aynı zihniyet, aynı amaç: Hızlı para.

Ne hijyen var ne kayıt, ne denetim ne sorumluluk!

Çadırı kur, ürünü sat, parayı topla ve çek git.

Arkanda ne bıraktığın umurlarında bile değil.

Bu yapı zaman zaman Diyarbakır’ı da yokluyor. Özellikle yerel yönetimlerin zayıfladığı, denetim mekanizmalarının gevşediği dönemlerde kente sızmakta hiç zorlanmadılar.

Sağlıksız ürünler satıldı, vergisiz kazançlar elde edildi, halkın cebinden çıkan para bu kentin hanesine yazılmadan başkalarının cebine gitti.

Ama unuttukları bir şey var:

Diyarbakır artık eski Diyarbakır değil.

Son günlerde yine benzer girişimler sahneye konulmak istendi.

Bir tanesi sessizce geri çekildi.

Giderken söyledikleri ise aslında meselenin özeti gibiydi:

“Biz başka şehirlerde hiçbir prosedüre uymadan satış yaptık.”

Yani alıştıkları düzen bu.

Denetimsizlik, başıboşluk, kolay kazanç.

Diğeri ise bu kez kentin göbeğinde, Sanat Sokağı’nda kendine yer buldu.

Üstelik tek bir izinle.

Oysa bu işler öyle tek kalemlik bir imza ile yürümüyor.

Sağlık denetimi var, ticari kayıt var, meslek örgütleri var, yerel ekonomik yapı var.

Bir kenti kent yapan bütün bu dengeler yok sayılarak kurulan her tezgah, aslında sadece bir satış noktası değil, aynı zamanda bir ihlaldir.

Mesele sadece “festival” adı altında birkaç stant açılması değil.

Mesele, bu kentin emeğinin, esnafının, üreticisinin hiçe sayılmasıdır.

Mesele, halk sağlığının riske atılmasıdır.

Mesele, kuralsızlığın normalleştirilmesidir.

Bu yüzden yükselen itiraz sadece bir kurumun ya da birkaç esnafın tepkisi değil.

Bu, kentin kendini koruma refleksidir.

Diyarbakır sahipsiz değil.

Bu şehirde kim ne satıyor, nasıl satıyor, hangi koşullarda üretiyor, bunların hesabını soran bir irade var.

Ve bu irade, “oldu-bitti”lere geçit vermiyor.

Herkes şunu bilsin:

Bu kent kolay lokma değil.

Buraya gelişi güzel tezgâh açamazsınız.

Kuralsızlığı, denetimsizliği, sağlıksızlığı bu sokaklara dayatamazsınız.

Çünkü Diyarbakır, artık sadece izleyen değil; müdahale eden, itiraz eden ve sınır çizen bir kenttir.

Ve evet…

Kolay lokma sananların boğazında kalır.

Son söz, Sanat Sokağı’ndaki bu duruma izin veren Yenişehir Belediyesi, kararını yeniden gözden geçirmelidir.

Ekoabori