ŞERİFE DENİZ BULUT
2008-2010 yılları arasında Diyarbakırspor Süper Lig’de kenti ve bölgeyi temsil ederken kulübün asbaşkanlığını yapan Suat Önen, o dönem yaşananları ve bugün Amedspor’un karşı karşıya kaldığı tabloyu değerlendirdi.
Yeşil-kırmızılı ekip, üç büyükleri Diyarbakır’da zorlayan bir performans ortaya koymuş, ancak saha içi ve saha dışındaki tartışmalar, ağır cezalar ve hakem kararları eşliğinde alt liglere düşürülmüştü. 6 Mart 2010’da Diyarbakır’da oynanan ve henüz 15. dakikada yan hakem Kemal Yılmaz’ın kafasına isabet eden bir cisim sonrası tatil edilen Bursaspor maçı, hafızalara kazındı. Karşılaşma hükmen Bursaspor lehine sonuçlandırıldı.
16 YIL ÖNCEKİ GÖRÜNTÜ YENİDEN GÜNDEMDE
O gün olayların büyüdüğü anlarda kameraların karşısına geçen Diyarbakırspor Asbaşkanı Suat Önen, şu ifadeleri kullanmıştı:
“5 haftadır takımımıza karşı sistematik hatalar yapılıyor. Hepsinin kaydı var, hepsini yayınlayacağız. Ama bunları yayınlayacak yürekli basın lazım. Bursa maçıyla başladı, Antalya maçı ile devam etti. Hakemler çıldırmış. Kafatasçı bunlar. Türkiye’de bunların yeri yok. Bu hakemler tetikçi. Bu kararlarla çatışma yaratırsınız ardından Diyarbakır seyircisi öyle böyle dersiniz.”
TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?
Aradan 16 yıl geçti. Sosyal medyada milyonlarca kez izlenen bu görüntüler yeniden gündemde. Çünkü Amedspor’un zirve yarışında yaşadığı hakem tartışmaları, o dönemi hatırlattı. Peş peşe gelen kararlar, verilmeyen penaltılar ve tartışmalı kartlar sonrası Amedspor’un puan kayıpları yaşaması, “tarih tekerrür mü ediyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
SUAT ÖNEN: FUTBOL SAHADA OYNANMIYOR
Biz de o dönemin tanıklarından Suat Önen’e hem Diyarbakırspor sürecini hem de bugün Amedspor’un yaşadıklarını sorduk. Önen, o dönemi anlatırken sözlerine şu cümleyle başlıyor: “Türkiye’de futbol yalnızca sahada oynanan bir oyun değil. Çok büyük bir ekonomisi var. Arkasında milyonlarca taraftar, güçlü yapılar ve farklı etkiler bulunuyor. Futbol hiçbir zaman kendi haline bırakılmış bir alan olmadı.”
LOBİ FAALİYETLERİ ETKİLİ OLUYOR
Diyarbakırspor’un Süper Lig’de mücadele ettiği yıllarda saha dışı yapılanmanın en az saha içi kadar belirleyici olduğunu vurgulayan Önen, güçlü bir altyapı ve ekonomik yapı kadar “lobi” gücünün de etkili olduğunu ifade ederek, “Sahada sağlam olmanız yetmiyor. Geliriniz, altyapınız güçlü olacak ama dışarıda da güçlü bir çevreniz olacak. Ciddi bir yapılanmanız yoksa zorlanırsınız” dedi.
O dönem sıkça örnek gösterilen Gençlerbirliği modeline değinen Önen, futbolcu yetiştiren ve satan kulüp yapısının önemine işaret etti. Ancak sistemin zamanla çöktüğünü belirten Önen, futbolun genel işleyişine dair şu yorumu yaptı: “Bir tiyatro oynanıyordu. Köklü kulüpler ligin tepesine yerleşiyordu. Hakem ve federasyon yapılanmaları belli güçlerin etkisi altındaydı. Siyaseti bu tablonun dışında tutmak mümkün değil.”
“DİYARBAKIRSPOR’A BU ÜLKENİN TAKIMI GİBİ BAKILMIYORDU”
Önen’e göre Diyarbakırspor deplasmanlarda yalnızca sportif bir rakip olarak görülmüyordu. “Diyarbakırspor’a bu ülkenin takımı gibi bakılmıyordu” diyen Önen, şu ifadeleri kullandı: “Tribünlerde ayrımcı söylemler vardı. Kimi yerde ‘devlet takımı’, kimi yerde ‘PKK’nin takımı’ deniyordu. Garip bir travma yaşanıyordu.”
Bu yaklaşımın küçük gruplar üzerinden tribün geneline yayıldığını söyleyen Önen, hakem kararlarının da bu atmosferden bağımsız olmadığını vurguladı. Önen, “Hakemler tamamen özgür mü? Onları o göreve getiren yapıdan bağımsız hareket edebiliyorlar mı? Maalesef etki altında kalıyorlar. Bu çok büyük bir ekonomi. Medya, federasyon, hakemler… Hepsi bir bütünün parçası.”
“TEKNOLOJİ VAR AMA KARARI YİNE İNSAN VERİYOR”
Bugün VAR sisteminin varlığına rağmen tartışmaların bitmemesine dikkat çeken Önen, şöyle devam etti: “Teknolojiyi de insanlar kullanıyor. Aynı pozisyona 10 eski hakem 10 farklı yorum yapabiliyor. Medya da bakış açısına göre insanları yönlendirebiliyor. Dün Diyarbakırspor’da vardı, bugün Amedspor’da da benzer tartışmalar var.”
Hakem kararlarının bir maçın kaderini değiştirebildiğini belirten Önen, geçmişte olduğu gibi bugün de belirleyici müdahaleler yapıldığını söyledi.
“FEDERASYON SEÇİMLERİ DEMOKRATİK DEĞİL”
Futbolun yönetim yapısına dair de eleştiriler getiren Önen, federasyon seçimlerinin dahi özgür iradeyle gerçekleşmediğini belirterek, “Futbolu futbolun içindeki aktörler yönetmeli. Eski futbolcular, yöneticiler, futbol emekçileri kendi özgür iradeleriyle federasyon oluşturmalı. Dışarıdan müdahale oldukça futbol tiyatro olmaktan kurtulamaz” dedi.
“AMEDSPOR SÜPER LİG’İ HAK EDİYOR”
Amedspor’un geniş bir taraftar kitlesine sahip olduğunu vurgulayan Önen, kalıcı başarı için güçlü bir altyapı ve bağımsız ekonomik model gerektiğini söyledi. “Sporcu fabrikasına dönüşmemiz lazım. Güçlü altyapı, kalıcı ekonomi… Kişilere bağlı değil kurumsal bir yapı şart. Sahada güçlü olmanın yanında saha dışında da güçlü organizasyon gerekir” diyen Önen, Amedspor’un bulunduğu ligin zirvesini hak ettiğini vurguladı. Önen, şöyle devam etti:
“Amedspor Süper Lig’i hak ediyor. Bunun için mücadele etmek gerekiyor. Sızlanmadan, karamsarlığa kapılmadan her maçı final gibi oynamalı. Şampiyon olmamak için bir neden yok.”
“HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEMİŞ GİBİ…”
İş insanı Suat Önen, yıllar sonra kendi görüntülerinin yeniden gündeme gelmesiyle ilgili duygularını ise şu sözlerle dile getirdi:
“Üzülüyorsunuz. Çünkü bazı şeylerin çok da değişmediğini görüyorsunuz. Diyarbakırspor da Amedspor da bu ülkenin kulüpleridir. Dört büyüklerle rekabet edebilecek potansiyele sahibiz. Türkiye bunu kabullenmeli.”
