Ekoabori

DİYARBAKIR’IN BELLEĞİ SİLİNİYOR

VEYSİ POLAT

Tüm badirelere göğüs germiş bir kentten söz ediyoruz.

Geçmişte, özellikle 1990’lı yıllarda köyü ateşe …

VEYSİ POLAT

Tüm badirelere göğüs germiş bir kentten söz ediyoruz.

Geçmişte, özellikle 1990’lı yıllarda köyü ateşe verilirken, işkence tezgahlarında dışkı yedirilirken, faili belli cinayetlerde yetim kalırken yurdunu terk etmedi Diyarbakırlı.

Göçe, açlığa, sefalete razı gelirken, onurundan ve insanca yaşam talebinden mili geri atmadı bu kent.

Kendine, kentine, diline, siyasal düşüncesine hep sahip çıktı.

2000’li yıllarda kısmı normalleşmeye geçince düzen, insanlar da bozulmaya başladı.

Süte su katılmayan kentte mantar gibi çürükler türedi.

Yanındakini de bozdu bu çürükler.

2005’te köye geri dönüş ve zarar tazmin yasası ile 14 yıl aradan sonra doğdukları kırsal bölgelere gidenler, kolay para kazanmanın yolu olarak hint kenevirine yöneldi.

Kimse bu kente dışarıdan uyuşturucu getiriliyor demesin.

Hepsi de yerli ve bu kentten 80 vilayete ihraç noktasına gelmiş durumda.

Ele avuca para geldikçe bugüne değin korunan değerler de alt üst oldu.

Esrar belasına bulaşanlar, bu kentin gençlerini uyuşturdu, belleğine zarar vermeye başladı.

Uyuşturucu beraberinde fuhuşu getirdi, yozluğu ve çeteleşmenin önünü açtı.

Elde edilen paralarla gençlerin önüne bahis tuzakları yerleştirildi.

O da yetmedi, metamfamin gibi kimyasal maddelerle gençler canlı bir ölüye dönüştürüldü.

Ülkenin yaşadığı ekonomik darboğaz ile birlikte 20 metrekarelik arasalar için amca yeğene, kardeş kardeşe kurşun sıktı.

Her ay nerdeyse bir arazi anlaşmazlığı katliamı haberleri yazar hale geldik.

Her ev geçim derdinde şimdi.

Gelecek kaygısı ve insanca yaşam uğruna gençlerle, çocuklarla ilgilenemez olduk.

Atadan gelen kültürleri gelecek nesile taşıyacakları boş verdik.

Oysa bu kentin belleği bu değil.

***

Bir diğer konu bu kentin iki yakası oluştu artık.

50 Metrelik, Cadde 75 ve Diclekent Villaları’nda alkole, dansöze, bir kahvenin 100 TL olduğu mekanlar geceleri tıklım tıklım.

Benzinin litresi 36 TL olmuşken bu mekanların otoparklarında yer kalmıyor.

İnsanın aklı almasa da gerçeklik.

Bir de Yenişehir’in Ben e Sen’i, Şehitlik’i, Kayapınar’ın Huzurevler’i, Sur’un tüm mahalleleri, Bağlar’ın Şeyh Şamil’i, Fatih Mahallesi’nde perişan halde yaşayanlar var.

Çocuklarından günlük sütü kesen, muzun tadını unutturan, ayda bir tavuk eti yiyen tüm fakirler burada.

Suriyeli göçmenlere reva görülen dilenciliği şimdi kendi çocuklarına yaptıranlar var…

Memleket elden gidiyor efendiler.

Geleceğimize sahip çıkalım!…

 

 

Ekoabori